ABD ile İran arasında haftalardır süren gerginlik, cumartesi günü İran'ın Körfez'deki kritik altyapıya yönelik saldırısıyla yeni bir boyuta taşındı. Tahran yönetimi, ABD'nin İran'a yönelik yedinci gece üst üste düzenlediği hava saldırılarına misilleme olarak, bölgedeki enerji ve ulaşım tesislerini hedef aldı. İran Devrim Muhafızları Ordusu'ndan yapılan açıklamada, 'topyekün bir saldırı' başlatma hazırlığında oldukları belirtilirken, ABD Başkanı Donald Trump'ın 'müzakereye hazırız' çıkışı havada kaldı. Bu gelişmeler, Ortadoğu'nun zaten kırılgan olan dengesini altüst ederken, küresel petrol fiyatlarında ani yükselişe neden oldu.
Gelişmenin arka planı: Karşılıklı saldırılar sürüyor
İran'ın son hamlesi, ABD'nin İran'ın askeri ve nükleer tesislerine düzenlediği yoğun hava saldırılarının ardından geldi. Pentagon kaynaklarına göre, ABD savaş uçakları ve insansız hava araçları, İran'ın füze depolarını, komuta merkezlerini ve bazı nükleer altyapıyı vurdu. ABD Savunma Bakanı Mark Esper, saldırıların 'İran'ın saldırganlığını caydırmayı' amaçladığını söylese de, Tahran'ın misilleme kapasitesinin beklenenden yüksek olduğu görüldü.
İran'ın Körfez'de hedef aldığı altyapı arasında, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne ait petrol rafinerileri ve deniz yolu tesisleri bulunuyor. İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Alireza Tangiri, 'ABD ve müttefiklerinin askeri tesislerinin yanı sıra, enerji koridorlarını da vurmaya devam edeceğiz' tehdidinde bulundu. Bölgedeki petrol akışını kesintiye uğratma amacı, küresel piyasalarda paniğe yol açtı; Brent petrol varil fiyatı iki saat içinde yüzde 8 artarak 85 doların üzerine çıktı.
Bölgesel ve küresel boyut: Savaşın eşiğinde miyiz?
ABD-İran çatışması, yalnızca ikili bir savaş olmaktan çıkarak bölgesel bir krize dönüşme riski taşıyor. İran'ın vurduğu altyapı, körfez ülkelerinin enerji güvenliğini doğrudan tehdit ediyor. Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn, acil durum toplantıları düzenlerken, Katar'daki ABD üssüne takviye birlikler sevk edildi. İran'ın 'topyekün saldırı' tehdidi, İsrail ve Türkiye gibi diğer bölge ülkelerinde alarm zillerini çaldırdı. İsrail, Golan Tepeleri'ndeki hava savunma sistemlerini en üst seviyeye çıkarırken, İran'ın vekil güçleri olan Yemen'deki Husiler ve Lübnan'daki Hizbullah'ın da teyakkuza geçtiği bildiriliyor.
Küresel ölçekte ise, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları ve askeri baskısı, Çin ve Rusya'nın tepkisine yol açtı. Kremlin sözcüsü Dmitri Peskov, 'ABD'nin bu tür maceraları bölgesel istikrarı tehdit ediyor' derken, Pekin yönetimi 'tüm taraflara itidal çağrısı' yaptı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, acil toplantı kararı aldı ancak ABD'nin vetosu nedeniyle bağlayıcı bir karar çıkması beklenmiyor. Uluslararası Enerji Ajansı, 'ciddi arz kesintisi' uyarısı yaparken, ABD ve Avrupa ülkeleri stratejik petrol rezervlerini kullanmaya hazırlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem ABD'nin NATO müttefiki hem de İran ile sınır komşusu olarak bu krizde hassas bir konumda. Doğrudan çatışmaya girmese de, gerilimin yüksek olması Türkiye'nin enerji güvenliğini tehdit ediyor. İran üzerinden gelen doğal gaz akışı kesintiye uğrayabilir ve petrol fiyatlarındaki artış enflasyonu körükleyebilir. Ayrıca, İran'ın vekil güçlerinin Türkiye'nin güney sınırındaki faaliyetlerini artırması olası. Ankara'nın hem itidal çağrıları yapması hem de enerji alternatiflerini devreye sokması bekleniyor.