İsrail, işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil (Hebron) kentinde bulunan ve hem Yahudiler hem de Müslümanlar için kutsal sayılan Makam-ı İbrahim (İbrahim Camii/Mağarat HaMahlela) olarak bilinen yapı üzerindeki planlama ve inşaat yetkilerini Filistin Yönetimi'nden devraldı. Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, 16 Haziran'da yaptığı açıklamada, bu adımın 1990'lardan bu yana yürürlükte olan bir anlaşmayı iptal ettiğini duyurdu. Karar, İsrail-Filistin çatışmasında yeni bir gerginlik noktası yaratırken, bölgedeki tansiyonun daha da yükselmesine neden oldu.
Anlaşma neden iptal edildi?
El Halil kentinde 1997 yılında imzalanan protokole göre, Makam-ı İbrahim'in yönetimi Filistin Yönetimi ile İsrail arasında paylaştırılmıştı. Ancak Smotrich, "Bu kutsal mekanda egemenliğimizi tesis etme zamanı geldi" diyerek kararın gerekçesini açıkladı. Bakan, Filistin Yönetimi'nin bölgede "terör faaliyetlerine" destek verdiğini iddia ederek, yetkilerin devralınmasının güvenlik gerekçelerine dayandığını savundu.
İsrail'in bu hamlesi, 1994'te El Halil'de yaşanan katliamın ardından uluslararası toplumun bölgede kurduğu geçici denetim mekanizmasını da hedef alıyor. Batı Şeria'nın güneyindeki bu tarihi şehir, 1967'den bu yana İsrail işgali altında bulunuyor ve bölgedeki Yahudi yerleşimciler ile Filistinliler arasında sık sık çatışmalara sahne oluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail'in bu adımı, özellikle Ramazan ayına denk gelmesi ve Kudüs'teki Mescid-i Aksa'da yaşanan gerilimlerin ardından bölgesel dengeleri daha da karmaşık hale getiriyor. Filistin Yönetimi, kararı "işgalin genişletilmesi" olarak nitelendirirken, Hamas ise İsrail'e karşı direniş çağrısı yaptı. Birleşmiş Milletler, AB ve Arap Birliği'nden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmezken, analistler bu hamlenin İsrail-Filistin çatışmasında yeni bir kırılma noktası olabileceği uyarısında bulunuyor.
ABD yönetimi, İsrail'in bu tek taraflı kararına dolaylı destek verirken, Avrupa ülkeleri endişelerini dile getirmeye başladı. Fransa Dışişleri Bakanlığı, "Uluslararası hukuka saygı gösterilmeli" açıklaması yaparken, İngiltere tarafları sükunete çağırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği geleneksel destek bağlamında önem taşıyor. Ankara, daha önce Kudüs ve Mescid-i Aksa benzeri konularda İsrail'i uluslararası platformlarda sert şekilde eleştirmişti. El Halil'deki bu yetki devri, Türkiye'nin bölgede artan etkisine paralel olarak yeni bir diplomatik krize dönüşebilir. Türkiye'nin İsrail ile ilişkileri son yıllarda inişli çıkışlı bir seyir izlerken, bu tür adımlar iki ülke arasındaki gerilimi daha da tırmandırabilir. Diğer yandan, Türkiye İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM bünyesinde Filistin'e destek politikasını sürdürmekte, dolayısıyla bu olayın Türk dış politikasında yeni bir kriz dosyası açması muhtemel görünüyor.