İsrail işgal yönetimi, işgal altındaki Batı Şeria'da Beytüllahim kenti yakınlarında 30 hektar (yaklaşık 74 dönüm) Filistin toprağının müsaderesi için askeri bir emir yayımladı. Filistinli bir yetkili, bu hamlenin “kamu yararı” gerekçesiyle yapıldığını ancak bunun uluslararası hukuka aykırı olduğunu söyledi. Filistin Toprak İdaresi Müdürü Muayyad Şaban, İsrail askeri emrinin Beytüllahim’in batısındaki Hırcan el-Hava ve Arap el-Calatin bölgelerini kapsadığını duyurdu. Şaban, söz konusu toprakların 1995 Oslo II Anlaşması’na göre “B” bölgesi olarak sınıflandırıldığını, yani Filistin Yönetimi’nin sivil kontrolünde, İsrail’in ise güvenlik kontrolünde olduğunu belirtti.
Gelişmenin Arka Planı
Filistin resmi haber ajansı WAFA’ya göre, İsrail ordusu geçtiğimiz hafta bölgeye keşif uçuşları düzenlemiş ve toprakların sınırlarını belirlemek için ölçüm çalışmaları yapmıştı. Şaban, “Bu topraklar Filistinlilere ait; ekili araziler, zeytinlikler ve üzüm bağları var. İsrail’in bu adımı, yerleşimcilere toprak hazırlığı niteliğinde” dedi.
Bu el koyma kararı, İsrail’in Batı Şeria’da yerleşim faaliyetlerini hızlandırdığı bir dönemde geldi. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 1967’den bu yana Batı Şeria’da 300 binden fazla İsrail yerleşimcisi yaşıyor. Uluslararası toplum, İsrail yerleşimlerini yasa dışı kabul ediyor. Son olarak ABD yönetimi, İsrail’e yönelik bir grup yaptırımı genişletirken, Avrupa Birliği de yerleşim ürünlerinin etiketlenmesi konusunda baskı yapıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail’in bu hamlesi, bölgede artan gerilimin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Özellikle Ramazan ayına denk gelen karar, Filistinli gruplar arasında tepkiye yol açtı. Hamas, İsrail’in “mevcut hükümetin en aşırı kanadının” etkisiyle hareket ettiğini belirterek, uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı. BM Orta Doğu Barış Süreci Özel Koordinatörü Tor Wennesland, toprak gasplarının ateşkes çabalarını baltaladığını vurguladı.
El koyma emrinin, ABD’nin Suudi Arabistan ile İsrail arasında normalleşme anlaşması için bastırdığı bir sırada gelmesi dikkat çekiyor. Analistler, İsrail’in aşırı sağcı koalisyon hükümetinin bu tür adımlarla Filistin devleti olasılığını fiilen ortadan kaldırmayı hedeflediğini söylüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail’in Batı Şeria’daki toprak gasplarını uzun süredir kınamakta ve bağımsız Filistin devletinin kurulmasını desteklemektedir. Bu gelişme, Türkiye’nin Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki Filistin varlığını koruma yönündeki diplomatik çabalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji politikaları ve İsrail ile ilişkileri bağlamında, bu tür tek taraflı adımlar Ankara’nın bölgesel arabuluculuk rolünü sınırlayabilir. Türkiye’nin, Filistin Yönetimi’ni desteklemek amacıyla BM nezdinde girişimlerde bulunması bekleniyor.