İsrail, işgal altındaki Batı Şeria'da 100 farklı bölgeyi kapsayan yeni bir yerleşim planı üzerinde çalışıyor. Filistinli yetkililer, bu adımın İsrail'in Batı Şeria'yı fiilen ilhak etme sürecini hızlandıracağı uyarısında bulunuyor. Plan, Tel Aviv yönetiminin uluslararası hukuka aykırı yerleşim faaliyetlerini daha da genişletme niyetini ortaya koyuyor. İsrail merkezli Peace Now örgütü, planın onaylanması halinde Batı Şeria'da yerleşim birimlerinin sayısının önemli ölçüde artacağını belirtiyor. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği daha önce İsrail yerleşimlerinin uluslararası hukuku ihlal ettiğini vurgulamıştı.
Gelişmenin arka planı
İsrail hükümeti, Savunma Bakanı Israel Katz'ın talimatıyla Batı Şeria'da 100 yeni yerleşim bölgesi için planlama ve imar çalışmalarına başladı. Bu girişim, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümetinin aşırı sağcı ortaklarının baskısıyla şekilleniyor. Plan kapsamında mevcut yerleşim birimlerinin genişletilmesi ve yeni karakolların kurulması hedefleniyor. Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) üyesi Wasel Abu Yousef, bu planın "işgal ve ilhakın sistematik bir parçası" olduğunu dile getirdi. Yousef, uluslararası toplumu İsrail üzerinde baskı kurmaya çağırdı.
İsrail'in yerleşim politikası, 1967'deki Altı Gün Savaşı'ndan bu yana devam ediyor. Batı Şeria'da yaklaşık 500.000 İsrail vatandaşı yaşıyor. Uluslararası toplum bu yerleşimleri yasa dışı kabul ediyor. ABD yönetimi ise Trump döneminde İsrail yerleşimlerine karşı geleneksel tutumunu değiştirmiş, ancak Biden yönetimi eski politikaya dönüş sinyali vermişti. Yine de Washington, İsrail'in güvenlik kaygılarına anlayış gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu plan, Filistin yönetimi ile İsrail arasındaki barış görüşmelerinin tamamen tıkanmış olduğu bir dönemde geliyor. Filistinliler, iki devletli çözümün artık mümkün olmadığını savunuyor. Ürdün ve Mısır gibi bölge ülkeleri, yerleşimlerin genişlemesine tepki gösteriyor. Arap Birliği, İsrail'in bu tür adımlarının bölgesel istikrarı tehdit ettiğini açıkladı. Avrupa Birliği ise yerleşimlerin uluslararası hukuku ihlal ettiğini yineliyor ve tarafları ateşkese çağırıyor. İsrail, planın bir parçası olarak yerleşim yollarının ve altyapı projelerinin de genişletileceğini duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına uzun süredir destek veriyor ve İsrail'in yerleşim faaliyetlerini kınıyor. Bu plan, Türkiye'nin Doğu Kudüs ve Batı Şeria'daki statükoya yönelik hassasiyetini artırabilir. Ankara, uluslararası platformlarda İsrail'e yönelik eleştirilerini yoğunlaştırabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Filistin yönetimiyle ilişkileri güçlendirme çabaları hız kazanabilir. Bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika önceliklerini doğrudan etkileyebilir.