İsrail, Lübnan sınırında devam eden ateşkes ve barış görüşmelerine rağmen güney Lübnan'da askeri bir tırmanışa gitmeyi değerlendiriyor. Middle East Eye'ın edindiği bilgilere göre, İsrail ordusu Hizbullah'ın yeniden silahlanma çabalarına karşı önleyici bir operasyon planı üzerinde çalışıyor. Bu hamle, bölgedeki kırılgan ateşkesin sarsılmasına ve yeni bir çatışma dalgasının tetiklenmesine yol açabilir.
Gelişmenin arka planı
İsrail ve Lübnan arasında ABD ve Fransa'nın arabuluculuğunda yürütülen dolaylı görüşmelerden henüz somut bir sonuç çıkmazken, İsrail Savunma Bakanlığı'nın güney Lübnan'daki Hizbullah mevzilerine yönelik hava saldırılarının sıklığını artırdığı bildiriliyor. İsrail ordusu, Hizbullah'ın sınır hattına yakın bölgelerde füze rampaları ve gözlem noktaları inşa ettiğini öne sürüyor. Tel Aviv yönetimi, bu yapılanmaların İsrail'in kuzeyindeki yerleşimler için ciddi bir tehdit oluşturduğunu savunuyor.
Geçtiğimiz aylarda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararı çerçevesinde tampon bölge oluşturulması konusunda taraflar arasında yürütülen müzakerelerde ilerleme kaydedilememişti. İsrail heyeti, Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve kuzey sınırının güvenliğinin sağlanması konusundaki taleplerinde ısrarcı davranıyor. Lübnan hükümeti ise bu taleplerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini ve kabul edilemeyeceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail'in olası bir askeri müdahalesi, İran destekli Hizbullah'ın misilleme yapması durumunda bölgesel bir savaşa dönüşebilir. Uzmanlar, Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyindeki şehirleri hedef alabilecek kapasiteye sahip olduğunu ve bunun büyük bir insani krize yol açabileceğini vurguluyor. Ayrıca İran'ın nükleer programı konusundaki gerilimler de bu süreci daha da karmaşık hale getiriyor. ABD ve Avrupa ülkeleri, tarafları itidale çağırırken, bölgede kalıcı bir barışın ancak diplomatik yollarla sağlanabileceğini savunuyor.
Bu gelişme, enerji arz güvenliği ve doğu Akdeniz'deki jeopolitik dengeler açısından da kritik önemde. Lübnan'ın Karish ve Leviathan doğalgaz yatakları üzerindeki anlaşmazlıklar, askeri gerilimle birleşince bölgedeki enerji projelerini de riske atabilir. BM, taraflara ateşkesin korunması ve müzakere masasına dönülmesi çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmese de bölgesel istikrarı etkilemesi bakımından önem arz ediyor. Türkiye, Lübnan dahil Ortadoğu'da kalıcı barışı destekleyen bir pozisyona sahip ve bölgedeki olası bir çatışma, Türkiye'nin Suriye ve Doğu Akdeniz'deki güvenlik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Türkiye, BM arabuluculuğunda yürütülen diplomatik çabaları destekliyor; askeri tırmanışın bölgeyi daha geniş bir savaşa sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, İsrail-Hizbullah çatışmasının bölgesel mülteci akımlarını tetikleyebileceği ve Türkiye'nin bu krizden etkilenebileceği değerlendiriliyor.