Dünyanın en büyük sekiz denizcilik birliği, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere zorunlu geçiş ücreti uygulanması planlarına karşı çıkarak Birleşmiş Milletler'e (BM) bu girişimin durdurulması için çağrı yaptı. Birlikler, bu tür bir uygulamanın küresel nakliye maliyetlerini artıracağını, enerji fiyatlarını yükselteceğini ve dünya genelinde enflasyonu tetikleyeceğini vurguladı. Sekiz büyük denizcilik örgütü, konuya ilişkin ortak bir bildiri yayımlayarak uluslararası toplumu harekete geçmeye davet etti.
Geçiş Ücreti Planının Ayrıntıları
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan ve dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yoludur. Bölgedeki bazı ülkelerin, bu dar geçitten geçen ticari gemilerden zorunlu geçiş ücreti alma planları üzerinde çalıştığı belirtiliyor. Ancak bu plan, uluslararası denizcilik sektöründe büyük tedirginlik yarattı.
Uluslararası Deniz Ticaret Odası (ICS), Uluslararası Gemi Sahipleri Birliği (IMIF) ve Dünya Denizcilik Konseyi (WSC) gibi kuruluşların da aralarında bulunduğu sekiz büyük birlik, yayımladıkları ortak bildiride, bu tür bir uygulamanın uluslararası hukuka aykırı olacağını ve serbest seyrüsefer ilkesini ihlal edeceğini ifade etti. Birlikler, geçiş ücretlerinin özellikle enerji taşımacılığı yapan tankerleri hedef alacağını ve bunun da küresel enerji arzını olumsuz etkileyeceğini kaydetti.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerin sayısının günlük ortalama 20-30 arasında olduğunu ve bu güzergâhın küresel ticaret için hayati önem taşıdığını belirtiyor. Zorunlu geçiş ücretlerinin yürürlüğe girmesi halinde, navlun maliyetlerinin doğrudan artacağı ve bunun da tüketici fiyatlarına yansıyacağı ifade ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hürmüz Boğazı, sadece enerji taşımacılığı açısından değil, aynı zamanda jeopolitik gerilimlerin odağında yer alıyor. İran'ın sık sık bu boğazı kapatma tehdidinde bulunması, bölgedeki güvenlik risklerini artırıyor. Öte yandan, bazı bölge ülkelerinin ekonomik sıkıntılarını hafifletmek amacıyla yeni gelir kaynakları arayışına girmesi, geçiş ücreti planlarını gündeme getirmiş olabilir.
Denizcilik birlikleri, BM'ye yaptıkları çağrıda, bu tür tek taraflı uygulamaların uluslararası ticaretin temelini oluşturan kuralları zayıflatacağını ve küresel ekonomik istikrarı tehdit edeceğini vurguladı. Ayrıca, geçiş ücretlerinin sadece nakliye şirketlerini değil, aynı zamanda gelişmekte olan ülkelerdeki tüketicileri de olumsuz etkileyeceği belirtildi.
Bölgesel uzmanlar, bu girişimin başta İran ve bazı Körfez ülkeleri olmak üzere bölge ülkelerinin ekonomik çıkarlarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu, ancak uluslararası toplumun ortak tepkisinin, bu tür uygulamaların önünü kesebileceğini ifade ediyor. BM Genel Sekreteri’nin konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmaması, sürecin nasıl ilerleyeceği konusunda belirsizlik yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını ithalatla karşılayan bir ülke olarak, Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş ücreti uygulamasından doğrudan etkilenebilir. Türkiye'nin ham petrol ve LNG ithalatının büyük bölümü Körfez ülkeleri üzerinden gerçekleşiyor. Bu nedenle, geçiş ücretlerinin enerji maliyetlerini artırması, Türkiye'nin cari açığı üzerinde baskı yaratabilir ve iç piyasada enerji fiyatlarının yükselmesine yol açabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Karadeniz'deki enerji merkezi olma hedefi, bölgesel enerji ticaretindeki istikrarla doğrudan bağlantılı; bu tür uygulamalar, bölgesel enerji güvenliğini tehdit ederek Türkiye'nin bu yöndeki stratejilerini de olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin, uluslararası denizcilik kurallarının korunması ve serbest seyrüsefer ilkesinin savunulması noktasında BM nezdinde aktif bir tutum alması, hem kendi ekonomik çıkarları hem de bölgesel istikrar açısından önem taşıyor.