İsrail askerlerinin Batı Şeria’nın Nablus kenti yakınlarında seyir halindeki bir araca ateş açması sonucu 8 aylık bir bebek hayatını kaybetti. Filistinli yetkililerin aktardığına göre, araçta bulunan bebek başından vurulurken, anne ve baba da yaralandı. İsrail ordusu ise aracın askerlere doğru hızla geldiği gerekçesiyle ateş açıldığını öne sürdü. Ancak bebeğin babaannesi aracın yavaş seyrettiğini ve askerlerin herhangi bir ikazda bulunmadığını belirterek orduyu yalanladı.
Olayın Arka Planı ve Tarafların Açıklamaları
Beşşara ailesine ait araç, Pazartesi günü öğle saatlerinde Nablus’un güneyindeki Huwara kontrol noktasından geçerken İsrail askerlerinin ateşiyle karşılaştı. Bebeğin babaannesi Meriem Beşşara, Filistin resmi haber ajansı WAFA’ya yaptığı açıklamada, aracın içinde iki çocuk, anne, baba ve kendisinin bulunduğunu, askerlerin hiçbir uyarı yapmadan ateş açtığını söyledi. Olayın hemen ardından hastaneye kaldırılan bebek Rıza Beşşara tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Anne Meryem ve baba Yusuf ise tedavi altına alındı. İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada ise, aracın hızla askeri noktaya yaklaştığı, bunun üzerine ‘saldırı şüphesiyle’ ateş açıldığı ifade edildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı ancak şu ana kadar herhangi bir askerin gözaltına alınmadığı öğrenildi.
Batı Şeria’da son haftalarda artan gerilim, bu tür olayları daha sık gündeme getiriyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre 2025 yılı başından bu yana Batı Şeria’da İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu en az 14 Filistinli hayatını kaybetti. İnsan hakları örgütleri, İsrail askerlerinin ‘orantısız güç kullandığı’ yönünde sık sık rapor yayımlıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu olay, uluslararası kamuoyunda İsrail’in işgal politikalarına yönelik tepkileri yeniden alevlendirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, olayı ‘endişeyle takip ettiklerini’ ve ‘sivil kayıpların kabul edilemez olduğunu’ belirtti. Avrupa Birliği de benzer bir açıklama yaparak tarafları itidal ve soruşturmanın şeffaf yürütülmesi konusunda uyardı. Filistin yönetimi ise konuyu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne taşıyacağını duyurdu. Öte yandan, İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, olayın ‘terör saldırısı girişimi’ olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek askerleri savundu. Bu yaklaşım, bölgede uzun süredir devam eden gerginliğin daha da tırmanmasına neden olabilecek bir söylem olarak kaydedildi. Batı Şeria’daki yerleşimci şiddeti ve askeri operasyonlar, 7 Ekim 2023’ten bu yana artan bir seyir izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin Filistin meselesine verdiği geleneksel desteği bir kez daha hatırlatıyor. Ankara, sivil kayıplara yol açan her türlü orantısız güç kullanımını kınamakta ve uluslararası hukuk çerçevesinde bağımsız soruşturma talep etmektedir. Türkiye, İsrail ile son dönemde normalleşme adımları atsa da, Filistin topraklarında işgal ve şiddetin devam etmesi ikili ilişkilerde hassas bir denge unsuru oluşturmaktadır. Bölgesel istikrar açısından, Batı Şeria’daki bu tür olaylar Türkiye’nin Orta Doğu barışına yönelik inisiyatiflerini ve arabuluculuk rolünü de etkileyebilir. Bu nedenle Ankara’nın hem insani boyutu hem de hukuki süreci öne çıkaran bir tutum sergilemesi beklenmektedir.