İsrail'de 23 Mart 2021'de yapılan erken genel seçimlerin sandık çıkış anketlerine göre, İsrail'deki iki Arap partisinin parlamentodaki sandalye sayısını neredeyse ikiye katlayarak 18'e çıkarması bekleniyor. Bu sonuç, siyasi yelpazenin her iki ucundaki partilerin de hükümet kurmak için çoğunluğu sağlayamadığı bir dönemde, Arap partilerine 'kilit rol' kazandırabilir. Seçim sonuçları, ülkenin son iki yılda dördüncü kez sandığa gitmesine rağmen siyasi istikrarsızlığın sürdüğünü gösteriyor.
Seçim Sonuçları ve Arap Partilerinin Yükselişi
Sandık çıkış anketlerine göre, İsrail'deki ana Arap partileri olan Birleşik Arap Liste (Ra'am) ve Hadash-Ta'al ittifakı, toplamda 18 sandalye kazanabilir. Bu, önceki seçimlerde Arap partilerinin elde ettiği sandalye sayısının neredeyse iki katı. Özellikle Ra'am partisinin, İslami Hareket'in siyasi kanadı olarak, bu seçimde önemli bir çıkış yakaladığı belirtiliyor. Arap partilerinin oy oranındaki artış, İsrail'deki Arap toplumunun siyasi sürece daha fazla katılım göstermesinin bir sonucu olarak yorumlanıyor.
İsrail'de 120 sandalyeli Knesset'te hükümet kurmak için 61 sandalyeye ihtiyaç var. Sandık çıkış anketlerine göre, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki Likud partisi ve müttefikleri 59 sandalyede kalırken, muhalefet bloku da 59 sandalye civarında. Bu durumda Arap partilerinin 18 sandalyesi, dengeyi değiştirebilecek güçte. Ancak Arap partilerinin geleneksel olarak İsrail siyasetinde koalisyon hükümetlerine katılmaktan kaçındığı biliniyor. Yine de bu seçimde, özellikle Ra'am partisinin, bazı konularda işbirliğine açık olabileceği sinyalleri verdiği belirtiliyor.
Seçim sonuçlarının kesinleşmesi ve resmi sonuçların açıklanması birkaç gün sürebilir. Bu süreçte partiler arasında koalisyon görüşmeleri başlayacak. İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin, hükümet kurma görevini önce Likud lideri Netanyahu'ya verebilir, ancak Netanyahu'nun koalisyon kurma şansı düşük görünüyor. Muhalefet liderleri Yair Lapid ve Naftali Bennett'in de bir araya gelerek alternatif bir hükümet kurma çabaları olabilir. Arap partilerinin bu denklemde nasıl bir tavır alacağı, İsrail siyasetinin geleceğini belirleyecek.
Arap Partilerinin Siyasi Konumu ve Bölgesel Etkiler
İsrail'deki Arap partileri, Filistin kökenli İsrail vatandaşlarını temsil ediyor ve yaklaşık %20'lik bir nüfusa denk geliyor. Bu partiler genellikle Filistin meselesi, Arap toplumunun hakları ve İsrail'in Arap ülkeleriyle ilişkileri konularında hassasiyet gösteriyor. Son yıllarda, özellikle 2020'de imzalanan İbrahim Anlaşmaları çerçevesinde İsrail'in bazı Arap ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirmesi, Arap partilerinin siyasi pozisyonunu etkiledi. Arap partileri, Filistin davasına verdikleri destekle, İsrail'in bölgesel politikalarına karşı bir duruş sergiliyor.
Bu seçimde Arap partilerinin güçlenmesi, İsrail iç siyasetinde Arap toplumunun sesinin daha fazla duyulması anlamına geliyor. Aynı zamanda, İsrail'in Filistinlilerle ilişkilerinde ve bölgesel barış sürecinde yeni dinamikler yaratabilir. Arap partilerinin koalisyon görüşmelerinde Filistin meselesine dair taleplerde bulunması muhtemel. Ancak bu taleplerin ne ölçüde karşılanacağı, siyasi dengelere bağlı.
Bölgesel açıdan bakıldığında, İsrail'deki siyasi istikrarsızlık, Orta Doğu'da da yankı buluyor. Özellikle Filistin-İsrail çatışması, bölgedeki diğer ülkelerin de gündeminde. Arap partilerinin yükselişi, Filistin yanlısı bir söylemin güçlenmesi olarak görülebilir ve bu da İsrail'in Arap ülkeleriyle ilişkilerini etkileyebilir. Son dönemde İsrail ile Suudi Arabistan arasında normalleşme sinyalleri verilirken, Arap partilerinin güçlenmesi bu süreci yavaşlatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail'de Arap partilerinin seçimlerde kilit rol üstlenmesi, Türkiye'nin Orta Doğu politikası açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle biliniyor ve İsrail'in Filistinlilere yönelik politikalarını eleştiriyor. Arap partilerinin güçlenmesi, İsrail iç siyasetinde Filistin meselesinin daha fazla öne çıkmasına yol açabilir. Bu durum, Türkiye'nin bölgede Filistin yanlısı tutumunu güçlendirebilir. Öte yandan, İsrail'deki siyasi istikrarsızlık, Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni bir belirsizlik yaratabilir. Ancak Arap partilerinin koalisyonda yer alması, Türkiye'nin İsrail ile diyalog kanallarını etkileyebilir. Türkiye, bölgesel barış ve istikrar için Filistin meselesinin adil bir çözüme kavuşmasını savunuyor; bu gelişme, Ankara'nın pozisyonunu destekler nitelikte.