Yahudi Halkı Politikaları Enstitüsü (JPPI) tarafından yapılan yeni bir ankete göre, Yahudi İsraillilerin yüzde 38'i Batı Şeria'nın tamamının ilhak edilmesini desteklerken, yüzde 35'i bölgenin taksim edilmesinden yana. Anket, 748 Yahudi ve Arap katılımcıyla gerçekleştirildi ve Yahudi İsraillilerin yüzde 22'sinin Filistinlilerin başka ülkelere 'naklini' (relocation) desteklediğini ortaya koydu. Bu sonuçlar, İsrail toplumundaki sağ eğilimin ve Filistin meselesine yönelik artan radikal tutumların bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Anketin Ayrıntıları ve Metodolojisi
JPPI'nin gerçekleştirdiği anket, İsrail'in gelecekteki toprak düzenlemelerine ilişkin kamuoyunun nabzını tutmayı amaçlıyor. Anket, 748 kişilik bir örneklem üzerinde yapıldı; bu örneklemin büyük çoğunluğunu Yahudi İsrailliler oluştururken, az sayıda Arap vatandaş da katıldı. Katılımcılara Batı Şeria'nın statüsü, Filistinlilerin geleceği ve iki devletli çözüm gibi kritik konularda sorular yöneltildi.
Sonuçlara göre, Yahudi İsraillilerin yüzde 38'i Batı Şeria'nın tamamının İsrail'e ilhak edilmesini destekliyor. Bu oran, geçmiş yıllarda yapılan benzer anketlere kıyasla önemli bir artışa işaret ediyor. Öte yandan, yüzde 35'lik bir kesim, bölgenin İsrail ile potansiyel bir Filistin devleti arasında paylaştırılmasını (taksim) savunuyor. Geri kalan yüzde 27'lik kesim ise belirsiz ya da diğer seçenekleri tercih etti.
Ankette öne çıkan bir diğer dikkat çekici bulgu, Yahudi İsraillilerin yüzde 22'sinin Filistinlilerin 'başka ülkelere nakledilmesi' fikrini desteklemesi. Bu oran, İsrail toplumunda aşırı sağ görüşlerin ne denli güçlendiğini gösteriyor. 'Nakil' terimi, tarihsel olarak etnik temizlik çağrışımları yapan ve uluslararası hukukta suç sayılan bir kavram olarak biliniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Anket sonuçları, yalnızca İsrail iç siyaseti açısından değil, bölgesel istikrar ve küresel diplomasi açısından da kritik bir öneme sahip. Batı Şeria'nın ilhakı, uluslararası toplumun büyük ölçüde karşı çıktığı bir adım olarak biliniyor. Birleşmiş Milletler ve birçok ülke, ilhakın iki devletli çözümü imkânsız hale getireceği ve bölgede kalıcı barışı engelleyeceği uyarısında bulunuyor.
İsrail'deki bu sağ eğilim, özellikle son yıllarda hükümet koalisyonlarının aşırı sağ partilerle kurulmasıyla ivme kazandı. Başbakan Binyamin Netanyahu'nun liderliğindeki hükümetler, yerleşim politikalarını genişletirken, Batı Şeria'daki yerleşim birimlerinin sayısı da artış gösterdi. Bu durum, Filistin yönetimiyle müzakerelerin durma noktasına gelmesine ve bölgede tansiyonun yükselmesine yol açtı.
Anketin yayınlandığı dönemde, uluslararası toplumun Filistin-İsrail çatışmasına kalıcı bir çözüm bulma çabaları sürüyor. Ancak İsrail toplumundaki bu eğilimler, iki devletli çözümün uygulanabilirliğine ilişkin ciddi soru işaretleri oluşturuyor. Bazı analistler, anket sonuçlarının İsrail'in uluslararası alanda daha fazla yalnızlaşmasına neden olabileceğini ve bölgesel ittifakları yeniden şekillendirebileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği destek ve bölgesel politikaları açısından önem taşıyor. Türkiye, tarihsel olarak Filistin devletinin kurulmasını ve Kudüs'ün statüsünü savunan bir ülke olarak öne çıkıyor. Anket sonuçları, İsrail toplumunda ilhak ve nakil gibi aşırı görüşlerin güçlenmesinin, Türkiye'nin de dahil olduğu İslam dünyasında ciddi tepkilere yol açabileceğini gösteriyor. Türkiye, bu tür gelişmeler karşısında uluslararası platformlarda Filistin yanlısı duruşunu sürdürme ve bölgesel istikrarı koruma çabasında olacaktır. Ayrıca, bu durum Türkiye-İsrail ilişkilerinde yeni gerilimlere yol açabilecek bir faktör olarak değerlendirilebilir.