İsrail, 7 Ekim 2023'te Hamas tarafından düzenlenen ve yaklaşık 1.200 kişinin hayatını kaybettiği saldırının 1000. gününde anma törenleri ve protestolarla gündeme geldi. Ülke genelinde düzenlenen etkinliklerde, saldırıda ölenler anılırken, hükümetin Gazze politikasına yönelik tepkiler de dile getirildi. Bu arada, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 70'ini fiilen kontrol ettiği ve bölgedeki insani krizin derinleştiği ifade ediliyor.
Gelişmenin Arka Planı
7 Ekim 2023'te Hamas'ın düzenlediği sürpriz saldırı, İsrail'in istihbarat ve savunma sisteminde büyük bir zaafiyet oluşturmuştu. Saldırıda çoğu sivil olmak üzere 1.200 kişi ölmüş, 250'den fazla kişi rehin alınmıştı. İsrail'in misilleme olarak başlattığı Gazze operasyonları, kara harekatına dönüşmüş ve bölgenin büyük kısmı İsrail kontrolüne geçmişti. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmalarda 40 bini aşkın Filistinli hayatını kaybederken, Gazze'nin altyapısı büyük ölçüde tahrip oldu. İsrail'in kuzeyde Hizbullah, güneyde ise Husilerle çatışmaları da devam ediyor.
7 Ekim'in 1000. gününde İsrail genelinde anma törenleri düzenlendi. Tel Aviv'deki Nova müzik festivali katliamının yapıldığı alanda ve Kudüs'teki anma etkinliklerinde, ölenlerin aileleri gözyaşlarına boğuldu. Ancak anmaların yanı sıra, hükümeti protesto eden gruplar da vardı. Barış yanlısı örgütler, savaşın sona erdirilmesi ve rehinelerin serbest bırakılması için hükümete baskı yapılması çağrısında bulundu. Başbakan Binyamin Netanyahu ise yaptığı konuşmada, 'Savaşın amacına ulaşana kadar devam edeceğiz' dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail'in Gazze'deki işgali, yalnızca bölgesel değil, küresel düzeyde de yankı uyandırmaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları örgütleri, Gazze'deki durumu 'insani felaket' olarak nitelendiriyor. İsrail'in yerleşim politikaları ve sivil kayıplar, uluslararası kamuoyunda geniş eleştirilere yol açıyor. ABD ve AB ülkeleri, İsrail'e askeri ve diplomatik destek vermeye devam ederken, bu durum İslam dünyasında büyük tepkilere neden oluyor. İran destekli gruplar, İsrail hedeflerine yönelik saldırılarını sürdürüyor. Ateşkes görüşmeleri ise şu ana kadar sonuçsuz kaldı.
İsrail'in Gazze'deki varlığı, iki devletli çözümün uygulanabilirliğini de sorgulatıyor. Filistin Yönetimi, Gazze'de yeniden kontrolü ele geçirmeye hazır olduğunu belirtse de, İsrail'in güvenlik endişeleri ve aşırı sağcı koalisyon ortaklarının direnişi, kalıcı bir çözümün önündeki engeller olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-Filistin çatışmasında tarihsel olarak Filistin davasına destek veren bir ülke olarak öne çıkıyor. 7 Ekim sonrası İsrail'in Gazze operasyonlarını sert şekilde eleştiren Türkiye, insani yardım ve diplomatik girişimlerde bulundu. İsrail'in Gazze'yi fiilen işgali, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji ve güvenlik dengelerini de etkiliyor. Ayrıca, Türkiye'nin bölgede artan nüfuzu, Müslüman Kardeşler bağlantılı gruplarla ilişkileri ve Katar ile ortak arabuluculuk çabaları, gelişmeleri yakından izlemesini gerektiriyor. Çatışmanın yayılması, Türkiye'nin sınır güvenliği ve göç akışları açısından da risk oluşturuyor.