İspanya'nın yasa dışı göçmen statüsündeki yabancılara yönelik başlattığı yasallaştırma programına, ülkede kayıt dışı yaşayan yaklaşık 1,2 milyon kişi başvurdu. Perşembe günü açıklanan resmi verilere göre, bu başvurulardan 600 binden fazlası halihazırda işleme alınmış durumda. Yetkililerin ilk tahminleri, yaklaşık yarım milyon başvurunun kabul edilerek yasal statü kazanacağını öngörüyor.
Göçmen yasallaştırma programının ayrıntıları
İspanya hükümeti, ülkede uzun süredir kayıt dışı yaşayan göçmenlere yasal kimlik ve çalışma izni vermek amacıyla geçen yıl geniş kapsamlı bir yasallaştırma süreci başlatmıştı. Program, özellikle tarım, inşaat ve ev hizmetleri gibi sektörlerde çalışan ancak resmi kayıtlarda yer almayan göçmenleri hedef alıyor. Başvuru sahiplerinin, ülkede en az iki yıldır kesintisiz ikamet ettiklerini belgelemeleri ve sabıka kaydı gibi temel şartları karşılamaları gerekiyor. Programın ilk sonuçlarına göre, başvuruların büyük bölümü Latin Amerika ülkeleri, Fas ve Sahra Altı Afrika'dan gelen göçmenler tarafından yapıldı.
Uzmanlar, bu kadar yüksek sayıda başvurunun İspanya'nın göç yönetimi kapasitesini test ettiğini belirtiyor. İçişleri Bakanlığı verilerine göre, başvuruların işlenme hızı mevcut personel ve altyapıyla sınırlı kalırken, sürecin tamamlanmasının birkaç yılı bulabileceği ifade ediliyor. Öte yandan, programın ülke ekonomisine önemli katkı sağlaması bekleniyor; çünkü kayıt dışı çalışan göçmenlerin yasallaşmasıyla vergi gelirlerinde artış ve sosyal güvenlik sistemine kayıtlı işçi sayısında yükseliş öngörülüyor.
Bölgesel ve küresel bağlam
İspanya'daki bu yasallaştırma hamlesi, Avrupa Birliği ülkelerinde göç politikalarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. AB genelinde yasa dışı göçmen sayısının milyonları bulduğu tahmin edilirken, bazı ülkeler sınır dışı ve geri kabul anlaşmalarına ağırlık verirken, İspanya gibi ülkeler düzenli göç yolları açarak sorunu çözmeyi hedefliyor. Benzer yasallaştırma programları daha önce İtalya ve Yunanistan'da da uygulanmış, ancak bu ölçekte bir başvuru sayısı görülmemişti.
Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre, Akdeniz üzerinden Avrupa'ya ulaşan göçmen sayısı son yıllarda azalma eğiliminde olsa da, halihazırda AB ülkelerinde kayıt dışı yaşayan göçmen nüfusu büyük bir insani ve idari sorun oluşturuyor. İspanya'nın bu adımı, hem insan hakları örgütleri tarafından takdir edilirken, hem de aşırı sağ partiler tarafından “kontrolsüz göçe davetiye” olarak eleştiriliyor. Programın başarısı, Avrupa genelinde benzer politikaların önünü açabilir veya tam tersine sınır kontrollerinin sıkılaştırılması yönündeki talepleri güçlendirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, üzerinde 4 milyona yakın kayıtlı ve kayıt dışı göçmen barındıran bir ülke olarak İspanya'daki bu gelişmeyi yakından izlemelidir. İspanya’nın uyguladığı geniş kapsamlı yasallaştırma, Avrupa'nın göç yönetiminde yeni bir model olarak öne çıkabilir. Türkiye'nin de benzer bir program düşünmesi halinde, karşılaşacağı idari yük ve sosyal maliyetler bu örnekten yola çıkılarak hesaplanabilir. Ayrıca, Türkiye'den Avrupa'ya yönelen düzensiz göçün azalması için, AB ülkelerinin bu tür düzenlemeleri teşvik edici olabilir. Ancak, Türkiye'nin göçmen nüfusunun yapısal farklılıkları (Suriye kökenli olması gibi) nedeniyle birebir uygulama mümkün olmayabilir.