İspanya’nın güneyindeki ormanlık alanlarda dün akşam saatlerinde başlayan ve şiddetli rüzgârın etkisiyle hızla yayılan yangınlarda en az 12 kişi hayatını kaybetti. Yetkililer, yangının özellikle Málaga ve Granada illerinde etkili olduğunu, çok sayıda yerleşim yerinin boşaltıldığını bildirdi. Bölgede itfaiye ekiplerinin yoğun çabalarına rağmen alevler kontrol altına alınamıyor; sıcak hava dalgası ve düşük nem oranı yangının yayılmasını kolaylaştırıyor.
Gelişmenin Arka Planı: İklim Değişikliği ve Kuraklık
İspanya’da bu yıl yaşanan orman yangınları, son on yılın en yıkıcıları arasında yer alıyor. Ülke genelinde Mart ayından bu yana 70 binden fazla hektar alan kül oldu. Uzmanlar, Akdeniz havzasında artan sıcaklıklar ve uzun süreli kuraklığın yangın riskini katladığına dikkat çekiyor. Güney İspanya’da son haftalarda termometreler 40 santigrat derecenin üzerini gösterirken, orman yangınlarına karşı hazırlıksız yakalanan bölge halkı büyük panik yaşadı. Ölenler arasında yaşlıların ve itfaiye erlerinin olduğu belirtiliyor. Yangının çıkış nedeni henüz kesinleşmezken, ihmal veya kundaklama ihtimali üzerinde duruluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Fransa’da da Alarm
Benzer bir felaket bu hafta başında Fransa’nın güneyinde yaşanmıştı. Kontrolden çıkan bir yangın, iki düzine küçük kasaba ve köyden 10 binden fazla kişinin tahliye edilmesine neden olmuştu. Fransız yetkililer, alevlerin Gironde bölgesinde 6 bin hektardan fazla alanı yok ettiğini açıkladı. Akdeniz ülkeleri, yaz aylarında sık sık orman yangınlarıyla mücadele etse de, bu yılki yangınların şiddeti ve sıklığı olağanüstü. Avrupa Birliği, üye ülkelere yangın söndürme uçakları ve ekipman desteği sağlarken, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha dramatik hale geldiği vurgulanıyor. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda benzer felaketlerin artarak devam edeceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İspanya ve Fransa’daki orman yangınları, Akdeniz havzasındaki benzer riskleri Türkiye için de hatırlatıyor. Türkiye, 2021 yazında yaşadığı büyük orman yangınlarının ardından yangınla mücadele kapasitesini artırmış olsa da, iklim değişikliğinin tetiklediği kuraklık ve aşırı sıcaklar nedeniyle benzer felaketlere açık durumda. Bu gelişme, Türkiye’nin orman yangınlarıyla mücadelede uluslararası iş birliğini güçlendirmesi ve erken uyarı sistemlerine yatırım yapması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, yangınların turizm sezonuna denk gelmesi, Türkiye’nin de önemli gelir kaynağı olan turizm sektörünü olumsuz etkileyebilecek bir risk faktörü olarak değerlendirilmeli.