İspanya'nın güneyindeki Almería eyaletinde 10 Temmuz'da başlayan ve 'eşi benzeri görülmemiş' olarak nitelendirilen orman yangını, en az üç kişinin ölümüne, binlerce hektarlık alanın kül olmasına ve yüzlerce kişinin tahliye edilmesine yol açtı. Yetkililere göre yangın, aşırı sıcaklıklar, şiddetli rüzgar ve kırsal alanlardaki nüfus azalması nedeniyle bakımsız kalan kuru bitki örtüsünün birleşimiyle kontrolden çıktı. Yangın özellikle Los Gallardos ve Bédar kasabalarını tehdit ediyor ve bölgede acil durum ilan edildi.
Gelişmenin arka planı: Kırsal nüfusun azalması yangını körüklüyor
Uzmanlar, yangının bu denli yıkıcı olmasının ardında yatan temel faktörlerden birinin, kırsal alanlardaki nüfusun hızla azalması olduğunu belirtiyor. İspanya'nın iç kesimlerinde ve güneyindeki dağlık bölgelerde, genç nüfusun şehirlere göç etmesiyle terk edilen tarım arazileri ve meralar, kontrolsüz bitki örtüsüyle kaplanıyor. Bu durum, yangınların daha hızlı yayılmasına ve daha geniş alanları etkilemesine zemin hazırlıyor. Ayrıca, bölgede son yıllarda artan sıcaklık dalgaları ve kuraklık, yangın mevsimini uzatıyor ve yangınların şiddetini artırıyor. Almería Üniversitesi'nden bir ekoloji profesörü, "Bu yangın, iklim değişikliği ve kırsal nüfus kaybının birleşik etkisinin bir uyarı işareti" dedi.
Yangının kontrol altına alınması için 500'den fazla itfaiyeci, 20 hava aracı ve askeri birlikler seferber edildi. Ancak şiddetli rüzgar ve düşük nem oranı çalışmaları zorlaştırıyor. İspanya hükümeti, Avrupa Birliği'nden acil yardım talebinde bulundu. Bu, AB'nin 'RescEU' programı kapsamında benzer felaketlere müdahale için oluşturulan itfaiye uçak filosunun ilk kez kullanılması anlamına geliyor. Yetkililer, önümüzdeki günlerde sıcaklıkların daha da yükselmesi beklendiği için yangın riskinin devam ettiği uyarısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut: Akdeniz havzasında artan yangın tehdidi
İspanya'daki bu yangın, Akdeniz havzasında iklim değişikliğine bağlı olarak artan orman yangını riskinin bir başka örneği olarak öne çıkıyor. Geçtiğimiz yıllarda Yunanistan, İtalya, Portekiz ve Türkiye'de benzer felaketler yaşanmış, yüzlerce kişi hayatını kaybetmişti. Dünya Meteoroloji Örgütü'ne göre, Akdeniz bölgesi küresel ortalamanın üzerinde ısınıyor ve bu durum yangın sezonlarını uzatıp yangınların şiddetini artırıyor. İspanyol yetkililer, yangınla mücadele stratejilerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek, kırsal alanlarda kontrollü yakma ve bitki örtüsü yönetimi gibi önleyici tedbirlerin önemine vurgu yapıyor. Ayrıca, kırsal nüfusun azalmasını önlemek için ekonomik teşvikler ve altyapı yatırımlarının artırılması gerektiği ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu yangın, Türkiye için de önemli dersler içeriyor. Türkiye, özellikle Akdeniz ve Ege kıyılarında benzer bir kırsal nüfus azalması ve iklim değişikliği kaynaklı yangın riskiyle karşı karşıya. 2021'deki büyük yangınlarda olduğu gibi, kırsal alanlardaki yerleşimlerin boşalması ve bakımsız kalan ormanlık alanlar, yangınların büyümesine neden oluyor. Türkiye'nin yangınla mücadele kapasitesini artırması, erken uyarı sistemlerini güçlendirmesi ve kırsal kalkınma politikalarını yangın önleme odaklı yeniden yapılandırması gerekiyor. AB'nin RescEU programına katılım gibi bölgesel iş birliği mekanizmaları da Türkiye için önemli bir seçenek olabilir. Bu olay, Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum çabalarını hızlandırması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.