İsrail ordusunun, Gazze'de öldürülen Filistinli kız çocuğu Hind Racab ve sağlık ekiplerinin ölümüyle ilgili başlattığı soruşturma, ülkede şaşkınlıkla karşılandı. FRANCE 24 muhabiri Noga Tarnopolsky, olayların üzerinden çok zaman geçtiğini belirterek, soruşturmanın 'aşırı geç' başlatıldığını ifade etti. Bu gelişme, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarında sivil kayıplara ilişkin artan uluslararası baskıların ortasında geldi.
Soruşturmanın Arka Planı
Olay, 29 Ocak 2024'te Gazze Şeridi'nde meydana geldi. 6 yaşındaki Hind Racab, ailesiyle birlikte İsrail ateşinden kaçarken aracın vurulması sonucu yaralanmış, ardından yapılan yardım çağrıları üzerine bölgeye giden Filistin Kızılayı ekipleri de hedef alınmıştı. Racab'ın ailesinin büyük bölümü olayda hayatını kaybetmiş, kız çocuğu ise saatlerce telefonda yardım beklerken ölmüştü.
İsrail ordusu uzun süre olayla ilgili sessiz kalmış, ancak uluslararası kamuoyunun ve insan hakları örgütlerinin baskısı sonrasında geçtiğimiz günlerde soruşturma başlatıldığını duyurdu. Tarnopolsky, bu durumun İsrail'de şaşkınlık yarattığını çünkü olayın üzerinden aylar geçtiğini ve hükümetin bu tür olaylarda genellikle hızlı bir ön soruşturma yürütme eğiliminde olduğunu belirtti.
Soruşturmanın kapsamı ve ne zaman sonuçlanacağı henüz netlik kazanmış değil. İsrail ordusu, olayın 'savaş hukuku ihlali' olup olmadığını araştırdığını açıkladı. Ancak insan hakları örgütleri, bu tür soruşturmaların genellikle sonuçsuz kaldığını ve faillerin cezalandırılmadığını öne sürüyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Hind Racab'ın ölümü, Gazze'deki savaşın siviller üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Birleşmiş Milletler verilerine göre, çatışmaların başladığı 7 Ekim'den bu yana Gazze'de en az 40 bin kişi hayatını kaybetti ve bunların büyük bir kısmını kadınlar ve çocuklar oluşturuyor. Bu olay, İsrail'in orantısız güç kullandığına dair suçlamaları güçlendiriyor.
Uluslararası toplumdan İsrail'e yönelik artan eleştiriler, özellikle Avrupa ülkelerinde hükümetleri zor durumda bırakıyor. İngiltere ve Fransa gibi ülkeler, İsrail'e silah satışını gözden geçirme kararı aldı. Ayrıca, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) Gazze'deki olaylara ilişkin soruşturması devam ediyor; bu soruşturmanın İsrailli yetkililer hakkında tutuklama kararı çıkarıp çıkarmayacağı merak ediliyor.
Tarnopolsky, bu soruşturmanın zamanlamasının da dikkat çekici olduğunu, bunun İsrail iç siyasetinde Başbakan Binyamin Netanyahu'nun pozisyonunu korumaya yönelik bir adım olabileceğini değerlendiriyor. Ülkede erken seçim tartışmaları sürerken, hükümetin uluslararası baskıları hafifletmek için sembolik adımlar attığı yorumları yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki sivil kayıplara ilişkin en sert tepki gösteren ülkelerden biri. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'i 'savaş suçu' işlemekle defalarca suçladı ve uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı. Hind Racab'ın ölümü, Türk kamuoyunda da geniş yankı bulmuş, birçok ilde protestolar düzenlenmişti. İsrail'in bu geç soruşturması, Türkiye'nin İsrail'e yönelik eleştirilerini haklı çıkaran bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Türkiye, UCM'ye başvurarak İsrailli yetkililer hakkında soruşturma açılmasını talep eden ülkeler arasında yer alıyor. Bu bağlamda, Hind Racab davası Türkiye'nin uluslararası hukuk vurgusunu güçlendiren bir sembol haline gelmiş durumda.