İspanya'nın doğu bölgelerinde pazartesi günü etkili olan şiddetli yağışlar, son günlerde en az dört kişinin ölümüne neden oldu. Sel suları araçları sürükledi, yolları su altında bıraktı ve yerel halkı mahsur bıraktı. Valensiya'da acil kurtarma ekipleri 400'den fazla operasyon gerçekleştirdi; bazı bölgelerde 24 saat içinde metrekareye 700 litre yağış kaydedildi.
Sellerin vurduğu bölgeler ve acil müdahale
Şiddetli yağışlar, İspanya'nın doğusundaki Valensiya, Kastilya-La Mancha ve Endülüs bölgelerinde etkili oldu. Valensiya kent merkezi ve çevresindeki birçok yerleşim yeri sular altında kaldı. Sel suları, park halindeki araçları ve altyapıyı sürükleyerek büyük maddi hasara yol açtı. Yetkililer, özellikle dar vadilerde ve dere yataklarında yaşayan vatandaşları tahliye etti.
Acil durum ekipleri, helikopterler ve botlarla mahsur kalanları kurtarmak için çalışmalarını sürdürüyor. İspanya İçişleri Bakanlığı, afet bölgelerine ek ekipler sevk edildiğini duyurdu. Kral Felipe ve Başbakan Pedro Sánchez, selden etkilenen bölgelere destek mesajı gönderdi. Hükümet, hasar tespit çalışmalarının başladığını ve mağdurlara yardım fonu oluşturulacağını açıkladı.
İklim değişikliği ve aşırı hava olayları bağlantısı
Meteoroloji uzmanları, bu tür şiddetli yağışların Akdeniz iklim kuşağında son yıllarda daha sık görüldüğünü belirtiyor. İspanya, son yıllarda art arda kuraklık ve sel gibi aşırı hava olaylarıyla mücadele ediyor. Bilim insanları, iklim değişikliğinin bu tür olayların yoğunluğunu ve sıklığını artırdığını vurguluyor. Valensiya bölgesi, geçmişte de benzer sel felaketleriyle karşılaşmıştı; 2019'da meydana gelen selde yüzlerce kişi tahliye edilmişti.
Avrupa Birliği, İspanya'ya acil yardım fonu sağlanması için harekete geçti. AB Komisyonu, Sivil Koruma Mekanizması'nı devreye alarak üye ülkelere destek çağrısında bulundu. Uzmanlar, altyapının sel riskine karşı güçlendirilmesi ve erken uyarı sistemlerinin iyileştirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İspanya'daki sel felaketi, Akdeniz havzasında iklim değişikliğinin yol açtığı aşırı hava olaylarının artan sıklığını gösteriyor. Türkiye de benzer iklim riskleriyle karşı karşıya; son yıllarda sel ve yangın gibi afetlerde artış yaşanıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin afet yönetimi ve iklim uyum politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, AB'nin afet dayanışması mekanizmaları, Türkiye'nin de katılabileceği işbirlikleri açısından önem taşıyor. İspanya'daki deneyim, erken uyarı sistemleri ve altyapı yatırımlarının önemini ortaya koyuyor.