İspanya, Cumartesi günü İtalya'dan gelen yolculara yönelik geçici sınır kontrolleri başlattı. Bu adım, Roma'nın Temmuz sonunda benzer önlemler almasına ve İspanya'nın Kuzey Afrika'daki Ceuta yerleşimine kitlesel göçmen akınına karşı bir yanıt olarak geldi. İspanya İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, kontrollerin Schengen bölgesi kuralları çerçevesinde geçici bir tedbir olduğu ve iki ülke arasındaki mevcut gerilimi azaltmayı amaçladığı belirtildi.
Gelişmenin arka planı
İspanya'nın bu hamlesi, İtalya'nın 27 Temmuz'da İspanya sınırında uygulamaya koyduğu benzer kontrollere misilleme niteliği taşıyor. İki Akdeniz ülkesi arasındaki bu tırmanış, özellikle düzensiz göçle mücadelede Avrupa Birliği'nin ortak politikalar oluşturamamasından kaynaklanan uzun süreli anlaşmazlıkların bir parçası.
Geçtiğimiz haftalarda, yüzlerce kişi Fas'tan Ceuta sınırındaki dikenli telleri aşarak İspanya'ya geçmeye çalışmıştı. İspanyol yetkililer, bu akının organize bir şekilde gerçekleştiğini ve Fas makamlarının göz yumduğunu iddia ediyor. Fas ise bu suçlamaları reddediyor ve İspanya'yı göçmenleri kabul etmekte isteksiz davranmakla suçluyor.
Ceuta ve Melilla, Avrupa Birliği'nin Afrika kıtasındaki tek kara sınırını oluşturuyor ve yıllardır düzensiz göçün yoğun yaşandığı noktalar arasında yer alıyor. Bu bölgeler, İspanya ile Fas arasında diplomatik krizlere de sık sık sahne oluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İspanya ve İtalya arasındaki bu sınır kontrolleri, Avrupa Birliği'nin göç politikalarındaki bölünmüşlüğü yeniden gündeme getirdi. Brüksel, uzun süredir üye ülkeler arasında ortak bir göç ve iltica sistemi kurulması için çaba harcıyor, ancak ülkelerin kendi ulusal çıkarlarını ön planda tutması bu çabaları sekteye uğratıyor.
Uzmanlar, bu tür sınır kontrollerinin Schengen bölgesinin temel ilkelerini zayıflattığını ve üye ülkeler arasındaki dayanışmayı erozyona uğrattığını vurguluyor. İtalya, özellikle Kuzey Afrika'dan gelen göç dalgalarıyla mücadelede diğer AB ülkelerinden daha fazla destek bekliyor, ancak bu desteği alamayınca kendi önlemlerini almaya başlıyor.
Bu gelişmeler, Akdeniz'deki göç rotalarının kontrolü konusunda bölgesel iş birliğinin ne kadar kırılgan olduğunu ortaya koyuyor. İspanya'nın Fas ile yaşadığı gerilim de dahil olmak üzere, ülkeler arasındaki çıkar çatışmaları, göç sorununa sürdürülebilir bir çözüm bulunmasını zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Akdeniz'de düzensiz göç konusunda kritik bir konuma sahip ve bu gelişmeler Türkiye'yi dolaylı olarak ilgilendiriyor. Avrupa Birliği'nin göç konusundaki iç çekişmeleri, Türkiye ile AB arasında 2016'da imzalanan göç anlaşmasının geleceğini de etkileyebilir. İtalya'nın ve İspanya'nın sınır kontrollerini sıkılaştırması, AB'nin ortak göç politikası oluşturma konusundaki zafiyetini gösteriyor; bu durum, Türkiye'nin elini güçlendirebilir. Ayrıca, bu tür krizler, Türkiye'nin Suriyeli mülteciler konusundaki yükünün hafifletilmesi için AB'den daha fazla mali destek talep etmesine zemin hazırlayabilir. Türkiye'nin sınır güvenliği ve göç yönetimi politikaları, Avrupa'daki bu gelişmelerden etkilenebilir.