İrlanda Maliye Bakanı, ABD Hazine Bakanı'nın AB-Kanada kapsamlı ekonomik ve ticaret anlaşmasına (CETA) ilişkin endişelerine rağmen, Washington'un "sağduyu" göstereceğini ve anlaşmanın yürürlüğe girmesinin önündeki engellerin aşılacağını belirtti. Açıklama, Kanada Maliye Bakanı François-Philippe Champagne'ın Cuma günü Dublin'de İrlanda Maliye Bakanı Simon Harris'in ev sahipliğinde düzenlenen AB maliye bakanları toplantısına katılacağı sırada geldi. Toplantıda ABD'nin CETA'ya yönelik tutumu ve Transatlantik ticaret gündemi ele alınacak.
Anlaşmanın Arka Planı ve ABD'nin Endişeleri
Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması (CETA), AB ile Kanada arasında 2016 yılında imzalanan ve büyük ölçüde 2017'den itibaren geçici olarak uygulanmaya başlayan bir serbest ticaret anlaşmasıdır. Anlaşma, gümrük tarifelerinin büyük bölümünü kaldırarak iki taraf arasındaki ticareti önemli ölçüde artırmayı hedefliyor. Ancak ABD, özellikle tarım ürünleri ve yatırım koruma mekanizmaları konusunda anlaşmanın kendi çıkarlarına aykırı olabileceği endişesini taşıyor. Washington, CETA'nın ABD şirketlerine karşı ayrımcılık yapabileceği ve transatlantik ticaret dengesini bozabileceği görüşünü dile getirmişti. İrlanda Maliye Bakanı ise bu endişelerin yersiz olduğunu, anlaşmanın kurallara dayalı ticaret sistemini güçlendireceğini ve ABD'nin de bundan kazançlı çıkacağını savunuyor. Bakan, "ABD'nin sağduyu göstereceğine ve bu anlaşmanın yararlarını göreceğine inanıyorum" dedi.
Dublin'deki toplantı, AB maliye bakanlarının Kanada'nın da katılımıyla gerçekleştirdiği istişarelerin bir parçası. Kanada Maliye Bakanı Champagne, toplantıda AB'li mevkidaşlarına CETA'nın ekonomik faydalarını anlatacak ve ABD'nin olası itirazlarını ele alacak. diplomatik kaynaklara göre, görüşmelerde ABD'nin anlaşmaya yönelik tutumunun yanı sıra, küresel ticaret gerilimleri ve Dünya Ticaret Örgütü reformu da masada olacak. İrlanda, ABD ile güçlü ekonomik bağlara sahip bir ülke olarak, Washington ile Brüksel arasında köprü rolü üstlenmeye çalışıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
CETA, AB'nin Kanada ile olan ticaretinin yanı sıra, ABD'nin de içinde bulunduğu Kuzey Amerika pazarıyla ilişkilerini etkileyebilecek stratejik bir anlaşma. ABD'nin anlaşmaya karşı çıkması, transatlantik ittifak içinde yeni bir gerilim hattı oluşturma potansiyeli taşıyor. Özellikle ABD Başkanı'nın "America First" politikaları ve korumacı ticaret yaklaşımı, Avrupa başkentlerinde endişeyle izleniyor. Öte yandan, Kanada'nın hem AB hem de ABD ile ticaretini dengeli bir şekilde yürütme çabası, Ottawa'nın diplomatik manevra alanını genişletiyor. CETA'nın tam olarak yürürlüğe girmesi için tüm AB üyesi ülkelerin parlamentolarından onay alması gerekiyor; bu süreçte ABD'nin tutumu belirleyici olabilir. İrlanda'nın ev sahipliğinde yapılan toplantı, AB'nin ticaret politikasında birlik mesajı vermesi açısından da önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB-Kanada CETA anlaşması ve ABD'nin bu anlaşmaya yönelik tutumu, Türkiye'nin transatlantik ticaret mimarisindeki konumunu dolaylı olarak etkiliyor. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği'ne sahip bir ülke olarak, AB'nin üçüncü ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarından otomatik olarak etkileniyor; CETA'nın tam yürürlüğe girmesi, Türkiye'nin Kanada ile ticaretinde bazı avantajların AB lehine kaymasına yol açabilir. Ayrıca ABD'nin korumacı eğilimleri ve transatlantik ticaret gerilimleri, Türkiye'nin ABD ile olan ticaret ilişkilerini de etkileyebilecek bir iklim yaratıyor. Ankara, hem AB hem de ABD ile dengeli ilişkiler yürütmeye çalışırken, bu tür gelişmeleri yakından izlemek durumunda.