İrlanda'dan 24 Rumen erkek, Pazar günü Dublin Havalimanı'ndan kalkan özel bir charter uçuşuyla sınır dışı edildi. Uçuşun Bükreş'e ulaştığı bildirildi. İrlanda makamları, sınır dışı kararlarının göçmenlik yasaları çerçevesinde alındığını belirtirken, Rumen yetkililer vatandaşlarının ülkelerine döndüğünü doğruladı. Bu olay, İrlanda'nın son dönemde artan göçmen akınına karşı daha sert önlemler aldığı bir dönemde gerçekleşti.
Sınır Dışı Kararının Arka Planı
İrlanda Adalet Bakanlığı'na bağlı Göçmenlik Hizmetleri, söz konusu 24 kişinin ülkede yasadışı olarak bulunduğu veya oturma izinlerinin iptal edildiği gerekçesiyle sınır dışı edildiğini açıkladı. Yetkililer, her bir dosyanın ayrı ayrı değerlendirildiğini ve yargı yolunun açık olduğunu vurguladı. Ancak Rumen basınına konuşan bazı aileler, sınır dışı kararlarının ardında yeterli inceleme yapılmadığını iddia etti. İrlanda hükümeti ise son iki yılda sığınma başvurularının rekor seviyeye ulaştığını ve düzensiz göçle mücadelenin öncelikli olduğunu belirtiyor.
Bu charter uçuşu, İrlanda'nın Avrupa Birliği içindeki göç politikalarını yeniden gözden geçirdiği bir döneme denk geliyor. AB'nin yeni Göç ve İltica Paktı çerçevesinde üye ülkeler, sınır dışı prosedürlerini hızlandırma ve işbirliğini artırma konusunda anlaşmıştı. İrlanda, özellikle son yıllarda artan sığınma başvuruları ve konut kriziyle boğuşurken, kamuoyunda göçmen karşıtı söylemlerin yükselmesi hükümet üzerindeki baskıyı artırıyor.
Avrupa'da Göç Politikaları Sertleşiyor
İrlanda'nın bu adımı, Avrupa genelinde göçmenlere yönelik sertleşen politikalarla uyumlu. Almanya, Fransa ve İtalya gibi ülkeler de son dönemde sınır dışı uygulamalarını sıklaştırdı. Özellikle Romanya gibi AB üyesi ülkelerden gelen vatandaşlar için serbest dolaşım hakkı bulunsa da, İrlanda gibi ülkeler belirli koşullarda oturma izinlerini iptal edebiliyor. Uzmanlar, Brexit sonrası İrlanda'nın AB ile Birleşik Krallık arasında köprü konumunda olması nedeniyle göçmen akınlarından daha fazla etkilendiğini belirtiyor.
Rumen yetkililer, sınır dışı edilen vatandaşların haklarının korunması için İrlanda makamlarıyla iletişim halinde olduklarını açıkladı. Romanya Dışişleri Bakanlığı, vatandaşların yasal süreçlerinin takip edileceğini bildirdi. Ancak bazı Rumen siyasetçiler, vatandaşlarına yönelik muamelenin AB hukukuna aykırı olabileceğini öne sürdü. İrlanda hükümeti ise suçlamaları reddederek, tüm işlemlerin şeffaf ve hukuka uygun yürütüldüğünü savundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İrlanda'nın AB içi göçmenlere yönelik sınır dışı uygulaması, AB'nin göç politikalarında genel bir sertleşmeyi yansıtıyor. Türkiye, AB ile 2016 Göç Mutabakatı çerçevesinde düzensiz göçün önlenmesi konusunda işbirliği yapıyor ve kendi topraklarındaki milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yapıyor. AB ülkelerinin kendi içindeki göçmenlere bile sınır dışı uygulamalarını artırması, Türkiye'nin AB ile yürüttüğü vize serbestisi diyalogunda ve göç yönetimi müzakerelerinde elini güçlendirebilir. Ayrıca, AB'nin dış sınırlarının korunmasında Türkiye'ye daha fazla sorumluluk yükleme eğilimi, Ankara'nın pazarlık gücünü artırabilir. Ancak bu tür uygulamalar, AB içinde dayanışma ve insan hakları açısından tartışmalara yol açmaya devam edecek.