İran Devrim Muhafızları Ordusu'na (IRGC) bağlı Kudüs Gücü Komutanı General İsmail Kaani, Irak'ta bulunuyor. Tahran yönetiminin bölgedeki en etkili askeri figürlerinden olan Kaani, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Irak'tan çekilme takvimine ilişkin tartışmaların sürdüğü bir dönemde Bağdat'ta kritik temaslarda bulunuyor. Kaynaklar, Kaani'nin, İran'a yakınlığıyla bilinen Haşdi Şabi güçlerinin bileşenleriyle bir araya geldiğini ve bu görüşmelerde ABD güçlerinin varlığı, İran'ın nüfuz mücadelesi ve bölgedeki son gelişmelerin ele alındığını belirtiyor. Özellikle, milis gruplarına verilen ve sona ermek üzere olan sürenin, bölgesel gerilimi daha da artırabileceği yorumları yapılıyor.
Kaani'nin Irak Ziyareti: Arka Plan ve Hedefler
General Kaani, 2020 yılında ABD'nin Bağdat'taki hava saldırısında öldürülen Kasım Süleymani'nin halefi olarak Kudüs Gücü'nün başına geçmişti. Süleymani döneminde Irak'ta kurulan ve derinleşen ağlar, Kaani döneminde de büyük ölçüde korunuyor. Kudüs Gücü, İran'ın dış operasyonlarından sorumlu birim olarak, Irak'taki Şii milis gruplarının eğitimi, finansmanı ve yönlendirilmesinde kilit rol oynuyor. Bu gruplar, Haşdi Şabi çatısı altında resmi olarak Irak hükümetine bağlı görünse de, birçok analist tarafından Tahran'ın doğrudan etki alanında bulunuyor.
Kaani'nin ziyareti, özellikle Irak'taki ABD karşıtı milislerin, Amerikan güçlerinin tamamen çekilmemesi durumunda yeniden saldırılar düzenleyebilecekleri yönündeki tehditlerin ardından geldi. İsrail'in Gazze'deki Hamas'a yönelik operasyonları ve Lübnan'daki Hizbullah ile yaşanan çatışmalar, bölgedeki gerilimi zaten artırmış durumda. Irak, hem ABD hem de İran'ın nüfuz mücadelesi verdiği kritik bir saha olarak öne çıkıyor. Kaani'nin ziyareti, İran'ın Irak'taki milisler üzerindeki kontrolünü pekiştirme ve olası bir çatışma durumunda koordinasyonu sağlama amacı taşıyor olabilir. Ayrıca, Irak hükümetiyle yapılan görüşmelerde, İran'ın enerji ve ekonomik baskılarına karşı Irak'ın iç siyasetindeki dengelerin de ele alınmış olması muhtemel.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu ziyaret, sadece Irak-İran ilişkilerini ilgilendirmiyor; aynı zamanda bölgesel güç dengelerini de yakından etkiliyor. ABD'nin Irak'ta yaklaşık 2 bin 500 askeri bulunuyor ve bu güçlerin varlığı, İran için sürekli bir tehdit olarak görülüyor. İran, ABD güçlerinin bölgeden tamamen çekilmesini istiyor; ancak Irak hükümeti, ABD ile güvenlik iş birliğini sürdürmek konusunda ikilem yaşıyor. Bir yandan İran'ın baskısı, diğer yandan ABD ile yapılan stratejik anlaşmalar, Irak'ı zor bir denklemin içine sokuyor.
Kaani'nin ziyareti, özellikle İsrail-İran geriliminin yüksek olduğu bir dönemde gerçekleşiyor. İsrail, İran'ın bölgedeki vekil güçlerine yönelik saldırılarını sürdürürken, Irak'taki milisler de İsrail'e yönelik tehditlerde bulunabiliyor. Bu durum, bölgesel bir savaş riskini artırıyor. Ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını sıkılaştırması ve İran'ın da nükleer programına ilişkin endişeler, tüm bölgeyi etkileyen bir krizi tetikleyebilir. Irak, bu gerilimde tampon bir bölge olmasına rağmen, aynı zamanda çatışmanın da odağı haline gelebilir. Analistler, Kaani'nin ziyaretinin, İran'ın Irak'taki milisler üzerindeki kontrolünü artırmaya ve ABD'nin çekilme sürecini hızlandırmaya yönelik bir mesaj olduğunu düşünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Irak'ın kuzeyindeki siyasi ve askeri gelişmeler, Türkiye'nin güvenliğini doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, PKK'nın varlığına karşı Irak'ın kuzeyinde düzenli operasyonlar gerçekleştiriyor. İran'ın Irak içindeki nüfuzunun artması, Türkiye'nin Irak politikasında yeni denklemler yaratabilir. Ayrıca, İran destekli milislerin Türkiye sınırına yakın bölgelerdeki varlığı, Ankara için endişe kaynağı. Bu ziyaret, bölgesel istikrarsızlığı artırabileceği için Türkiye'nin diplomatik girişimlerini ve askeri hazırlıklarını gözden geçirmesine neden olabilir. Türkiye, hem ABD ile hem de İran ile olan ilişkilerinde dengeli bir politika izlemeye çalışırken, Irak'taki gelişmeleri yakından takip ediyor.