İran Devrim Mahkemesi, ünlü şarkıcı Parastoo Ahmadi ve grubuna başörtüsüz sahne performansı sergiledikleri gerekçesiyle 74'er kırbaç cezası verdi. Mahkeme ayrıca sanatçı ve ekibine iki yıl süreyle ülkeden çıkış yasağı ve sahne yasağı getirdi. Karar, İran'daki muhafazakar yargı sisteminin, kadın hakları ve ifade özgürlüğü alanındaki katı tutumunun bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Ahmadi'nin avukatı kararı temyiz edeceklerini açıklarken, İranlı kadın sanatçıların başörtüsü zorunluluğu nedeniyle benzer baskılarla karşılaştığı biliniyor. 2022'de Mahsa Amini'nin ölümüyle başlayan protesto dalgası sonrası İran'da kadın hakları konusunda kısmi iyileşme beklentileri bulunurken, bu karar reform umutlarını olumsuz etkiledi.
Gelişmenin arka planı
Parastoo Ahmadi, 2023 yılında Tahran'da düzenlenen bir konserde başörtüsüz olarak sahne aldı. Konser görüntüleri sosyal medyada hızla yayılırken, İranlı yetkililer hemen harekete geçti. Ahmadi ve üç müzisyen arkadaşı, “İslami değerlere hakaret” ve “ahlaksızlığı teşvik” suçlamalarıyla gözaltına alındı. Devrim Mahkemesi'nde görülen davada, sanatçılara ayrıca 2 yıl denetimli serbestlik cezası verildi. İran'da 1979 İslam Devrimi'nden bu yana kadınların başörtüsü takması zorunlu. Geçen yıl ahlak polisi tarafından gözaltına alındıktan sonra ölen Mahsa Amini'nin ardından başlayan protestolar, kısmi reformları beraberinde getirmişti. Ancak muhafazakar yargı, bu tür davalarda sert tutumunu sürdürüyor. Uluslararası Af Örgütü, kararı kınayarak Ahmadi ve ekibinin derhal serbest bırakılması çağrısı yaptı.
Bölgesel ve küresel boyut
İran'daki bu gelişme, Batı ile ilişkilerin hassas bir dönemeçte olduğu bir zamanda yaşanıyor. ABD ve AB, İran'daki insan hakları ihlalleri nedeniyle yeni yaptırımlar uygulamaya hazırlanırken, İran yönetimi içeride muhalefeti bastırmaya devam ediyor. Uzmanlar, bu tür cezaların İran'ın uluslararası imajına zarar verdiğini ve nükleer müzakereler gibi konularda elini zayıflattığını belirtiyor. Öte yandan, Ortadoğu'da kadın hakları konusunda Suudi Arabistan gibi ülkelerde son yıllarda gözle görülür reformlar yaşanırken, İran'ın geri adım atması dikkat çekiyor. İranlı sanatçıların bu tür davalarla karşılaşması, ülkedeki yaratıcı sektörün de baskı altında olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, komşusu İran'daki bu tür gelişmeleri yakından takip ediyor. İran'da kadın hakları konusundaki baskılar, Türk kamuoyunda da tepkiyle karşılanıyor. Ancak Türkiye-İran ilişkileri ekonomik iş birliği ve enerji alanındaki ortak çıkarlar nedeniyle pragmatik bir zeminde ilerliyor. Bu tür insan hakları ihlalleri, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde sıkça gündeme gelen demokrasi ve özgürlükler konusuna benzer bir hassasiyet taşıyor. Bölgesel olarak, İran'daki istikrarsızlık Türkiye'ye yönelik göç dalgaları riskini artırabilir. Ancak kısa vadede doğrudan bir etki beklenmiyor.