İran futbolunun efsane isimlerinden 54 yaşındaki Hodadad Azizi, ülkesinin ABD ile 1998 Dünya Kupası'nda oynadığı tarihi maçın ardından 24 yıl aradan sonra Katar'da tekrar karşı karşıya geleceği karşılaşma öncesinde AFP'ye açıklamalarda bulundu. Azizi, futbolun barışı teşvik etmesi gerektiğini ve siyasetten ayrı tutulması gerektiğini vurguladı. 1998'de Fransa'da oynanan ve İran'ın 2-1 kazandığı maçın yıldızlarından olan Azizi, o dönemde iki ülke arasındaki gergin siyasi ilişkilere rağmen sahada dostluk ve saygının hakim olduğunu hatırlattı.
Azizi'nin mesajı ve geçmişe yolculuk
Hodadad Azizi, İran ve ABD arasındaki Dünya Kupası maçının sadece bir futbol karşılaşması olmadığını, aynı zamanda iki ülke arasında bir köprü işlevi gördüğünü belirtti. "O maçta sahada sadece futbol vardı. Siyaset yoktu, öfke yoktu. Birbirimize saygı duyduk ve oyunun tadını çıkardık" diyen efsane futbolcu, bugün de benzer bir atmosferin yaşanmasını diledi. İran Milli Takımı'nın Katar'da ABD ile 29 Kasım'da karşılaşacağı maç öncesinde iki ülke arasındaki siyasi gerilimler yeniden gündeme geldi. Özellikle ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları ve nükleer program konusundaki anlaşmazlıklar, sporun siyasetten bağımsız olup olamayacağı sorusunu akıllara getiriyor. Azizi, "Futbol siyasi bir araç olarak kullanılmamalı. Sporun güzelliği her şeyin üstünde olmalı" ifadeleriyle mesajını net bir şekilde ortaya koydu.
Bölgesel ve küresel boyut
İran'ın Dünya Kupası'ndaki varlığı, sadece sportif bir başarı değil aynı zamanda bölgesel bir güç gösterisi olarak da yorumlanıyor. İran, Katar'da oynadığı ilk iki maçta İngiltere'ye 6-2 mağlup olsa da Galler'i 2-0 yenerek son 16 turu için umutlandı. ABD maçı, hem siyasi hem de sportif açıdan büyük önem taşıyor. 1998'deki maç tam anlamıyla bir barış mesajına dönüşmüş, iki takım maç öncesinde birbirlerine çiçek sunarak dostluk mesajı vermişti. Bu yıl Katar'da da benzer bir jest beklenirken, İranlı oyuncuların İran'daki protestolara destek amaçlı milli marş okumama kararı, siyasetin spordan tamamen ayrıştırılamayacağını gösteriyor. Uzmanlar, bu tür durumların sporcuları zor durumda bıraktığını, ancak futbolun birleştirici gücünün her zaman siyasetin önünde olduğunu vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran-ABD futbol rekabeti, Türkiye için sadece bir spor haberinden ibaret değil. Türkiye, hem İran hem de ABD ile karmaşık diplomatik ilişkilere sahip. Bu tür organizasyonlar, Türkiye'nin spordaki köprü rolünü hatırlatıyor. 2002 Dünya Kupası'nda Türkiye'nin ABD'yi yenmesi gibi unutulmaz anılar, benzer bir barış mesajının Türkiye üzerinden de verilebileceğini gösteriyor. Ayrıca, İran'daki protestoların spor sahasına yansıması, Türkiye'nin iç politikada benzer tartışmalara sahne olmaması adına bir uyarı niteliği taşıyor. Bölgesel güç dengesi açısından İran'ın Dünya Kupası performansı, Türkiye'nin komşusuyla olan rekabetini sportif alanda da izlemesini gerektiriyor.