ABD'de bulunan ve İran'daki baskıcı rejimden kaçarak sığınma talebinde bulunan bir grup kadın, avukatlarının açıklamasına göre Orta Afrika Cumhuriyeti'ne (OAC) sınırdışı edilmek üzere. Yaklaşık iki düzine kişiyi kapsayan bu gruptaki kadınlar, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 'herhangi bir nedenle seyahat etmeyin' uyarısının yapıldığı, dünyanın en tehlikeli ülkelerinden birine gönderilmekle karşı karşıya. Karar, insan hakları örgütleri ve sığınmacı avukatları tarafından sert bir şekilde eleştiriliyor.
Arka Plan: İranlı Kadınların Zorlu Yolculuğu
İran'daki kadın hakları ihlalleri, özellikle 2022'de Mahsa Amini'nin ölümünün ardından başlayan geniş çaplı protestolar, birçok kadını ülkeyi terk etmeye itti. Bu kadınlar, ABD'ye ulaşarak siyasi sığınma başvurusunda bulundu. Ancak Biden yönetiminin göç politikaları kapsamında, başvuruları reddedilen veya beklemeye alınan kadınların sınırdışı edilmesi gündeme geldi. OAC, 2013'ten bu yana iç savaş ve etnik çatışmalarla boğuşuyor; ülkede devam eden şiddet, insani kriz ve hukukun üstünlüğünün çökmesi nedeniyle ABD tarafından 'en yüksek güvenlik riski' kategorisinde değerlendiriliyor.
Avukatlar, müvekkillerinin OAC'ye sınırdışı edilmesi halinde hayatlarının tehlikeye gireceğini, çünkü bu ülkede ne dil ne de kültürel bağlarının bulunduğunu ve kadınlara yönelik şiddetin yaygın olduğunu belirtiyor. Ayrıca, OAC'nin sığınmacıları kabul edecek altyapıya sahip olmadığı vurgulanıyor. ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) yetkilileri ise sürecin yasal çerçevede ilerlediğini ve her vakanın bireysel olarak değerlendirildiğini savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu karar, ABD'nin sığınma politikalarına yönelik uluslararası eleştirileri yeniden alevlendirdi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), sığınmacıların güvenli üçüncü ülkelere yerleştirilmesi gerektiğini, ancak OAC gibi çatışma bölgelerine geri göndermenin uluslararası hukuka aykırı olduğunu hatırlatıyor. Öte yandan, Orta Afrika Cumhuriyeti'nin kendisi de ciddi bir mülteci kriziyle karşı karşıya; Birleşmiş Milletler verilerine göre, ülke nüfusunun dörtte biri ülke içinde yerinden edilmiş durumda. Bu nedenle, İranlı kadınların OAC'ye gönderilmesi, bölgedeki insani durumu daha da karmaşık hale getirebilir.
ABD'deki insan hakları grupları, kararın İran'daki kadın hareketine darbe vuracağını ve sığınma hakkını zedeleyeceğini belirtiyor. Ayrıca, bu uygulamanın diğer ülkeler tarafından da emsal alınarak sığınmacıların güvenli olmayan bölgelere gönderilmesine yol açabileceği uyarısı yapılıyor. Beyaz Saray ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'dan kaçan sığınmacılar için önemli bir geçiş ve hedef ülke konumunda. ABD'nin İranlı kadınları Orta Afrika Cumhuriyeti'ne sınırdışı etme kararı, uluslararası sığınma sisteminin kırılganlığını gösteriyor. Türkiye'nin kendi sığınma politikaları ve İran sınırındaki göç yönetimi açısından bu gelişme, sığınmacıların güvenli üçüncü ülkelere yerleştirilmesi konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin İran'la olan komşuluğu ve iki ülke arasındaki insani krizler, Ankara'nın bu tür uluslararası uygulamaları yakından izlemesini gerektiriyor. Bölgesel istikrar açısından, sığınmacıların güvenli olmayan bölgelere gönderilmesi, Türkiye'nin de dahil olduğu daha geniş bir insani kriz zincirini tetikleyebilir.