İngiltere hükümetinin, İran Devrim Muhafızları'na (IRGC) destek verilmesini yasaklamayı öngören yeni yasa tasarısı, Tahran yönetiminin sert tepkisine yol açtı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, yaptığı yazılı açıklamada, tasarının "düşmanca ve provokatif" olduğunu belirterek, Londra'nın bu adımının ikili ilişkilerde geri dönülemez hasara yol açabileceği uyarısında bulundu. Bekayi, söz konusu yasanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve İran'ın egemenliğine doğrudan bir müdahale teşkil ettiğini ifade etti.
Yeni yasa ne getiriyor?
İngiltere İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan tartışmalı yasa tasarısı, hükümete "yasaklama benzeri" (proscription-like) yetkiler tanıyarak, Birleşik Krallık'ın ulusal güvenliğine tehdit olarak değerlendirilen yabancı devlet vekillerini doğrudan hedef almayı amaçlıyor. Tasarı yasalaşırsa, İran Devrim Muhafızları gibi kuruluşlara maddi veya lojistik destek sağlamak, üyelik veya sembollerini taşımak suç kapsamına girecek. Bu tür eylemler için 14 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
İngiltere hükümeti şu ana kadar İran Devrim Muhafızları'nı resmen terör örgütü listesine almamış olsa da, yeni yasa ile bu kuruma yönelik kapsamlı bir yaptırım rejimi oluşturmayı hedefliyor. İngiliz yetkililer, İran'ın Birleşik Krallık topraklarında muhaliflere yönelik operasyonlar düzenlediği ve Avrupa'da terör eylemleri planladığı yönündeki istihbarat raporlarını gerekçe gösteriyor. Tasarı, özellikle 2022 yılında Londra'da İran asıllı BBC muhabiri Kasra Naji'nin öldürülmesi ve bir dizi başka olayın ardından gündeme gelmişti.
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi sivil toplum kuruluşları ise yasanın ifade özgürlüğünü kısıtlayabileceği ve İranlı muhalifler ile gazetecilerin meşru faaliyetlerini hedef alabileceği uyarısında bulunuyor. Örgütler, "yasaklama benzeri" ifadesinin muğlak olduğunu ve keyfi uygulamalara yol açabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
İngiltere'nin bu hamlesi, Batılı ülkelerin İran'a yönelik baskı politikasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. ABD, 2019 yılında İran Devrim Muhafızları'nı resmen yabancı terör örgütü ilan etmişti. Kanada da benzer bir adım atarken, Avrupa Birliği üyesi ülkeler bu konuda henüz ortak bir tutum belirlemiş değil. İngiltere'nin yeni yasası, diğer Avrupa ülkeleri için de bir örnek teşkil edebilir.
İran ise bu tür adımların diplomatik çözüm şansını ortadan kaldırdığını ve bölgede gerilimi artırdığını savunuyor. Tahran, Devrim Muhafızları'nın meşru bir askeri ve siyasi kurum olduğunu, ülkenin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasında hayati bir rol oynadığını belirtiyor. İranlı yetkililer, İngiltere'nin bu adımını, Orta Doğu'da istikrarsızlık yaratma çabası olarak nitelendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin İran Devrim Muhafızları'na yönelik bu yeni yaptırım girişimi, Türkiye açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir. Türkiye, İran ile komşu olması ve İran'la ekonomik, enerji ve güvenlik alanlarında önemli ilişkilere sahip olması nedeniyle, Batı-İran gerilimlerinden doğrudan etkilenmektedir. Ankara, bir yandan İran'la sınır güvenliği ve enerji işbirliğini sürdürürken, diğer yandan Batılı müttefikleriyle ilişkilerini dengelemek zorundadır. Bu yeni yaptırım, İran'ın Batı'ya karşı daha sert bir tutum almasına yol açabilir ve bu da Suriye, Irak ve Kafkasya gibi bölgelerde Türkiye'nin çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, yaptırımların Türkiye üzerinden İran'a uygulanması durumunda, Türk bankacılık ve ticaret sektörü risk altına girebilir.