İran ordusunun ortak komutanlığı, 10 Nisan 2025 Perşembe günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndan geçen tüm petrol tankerlerinin belirlenmiş rotaları takip etmemesi durumunda 'sert bir yanıt' verileceği uyarısında bulundu. Açıklamada, 'Belirlenen rotalara uyulmaması, belirlenmiş güzergahtan sapılması veya İran İslam Cumhuriyeti'nin seyir protokollerinin ihlal edilmesi halinde gerekli tedbirler alınacak ve kararlı bir karşılık verilecektir' ifadeleri kullanıldı. İran'ın bu uyarısı, küresel enerji arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik su yolunda gerginliği artırdı.
Gelişmenin arka planı
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan ve dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20'sine ev sahipliği yapan kritik bir su yoludur. İran, yıllardır boğazın kontrolü üzerindeki egemenlik iddiasını sürdürmekte ve zaman zaman askeri tatbikatlarla güç gösterisinde bulunmaktadır. Son uyarı, İran'ın bölgedeki deniz güvenliği konusundaki hassasiyetini bir kez daha ortaya koyarken, uluslararası toplumda endişeye yol açtı.
İran'ın bu açıklaması, ABD ve müttefiklerinin İran'a yönelik yaptırımlarını sıkılaştırdığı bir döneme denk geliyor. Washington yönetimi, Tahran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle uyguladığı yaptırımları genişletirken, İran da ekonomik baskıyı hafifletmek için stratejik kartlarını oynamaya çalışıyor. Hürmüz Boğazı'nın kontrolü, İran'ın elindeki en önemli kozlardan biri olarak öne çıkıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı'nda olası bir gerginlik, küresel petrol fiyatlarında ani yükselişe neden olabilir. Uzmanlar, İran'ın bu tür tehditlerinin genellikle müzakere masasında el güçlendirme amacı taşıdığını belirtiyor. Ancak, geçmişte 2019'da Suudi Arabistan'a ait petrol tesislerine düzenlenen saldırılar ve tankerlere el konulması gibi olaylar, bölgenin ne kadar kırılgan olduğunu göstermişti.
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer Körfez ülkeleri, İran'ın tehditlerine karşı alternatif enerji nakil yolları geliştirme çabalarını hızlandırdı. Öte yandan, ABD Donanması'nın Beşinci Filosu, boğazda serbest geçişi sağlamak için uluslararası koalisyonlara liderlik ediyor. İran'ın son uyarısı, bu koalisyonun varlığını sorgulamaya yönelik bir hamle olarak da yorumlanabilir.
Küresel enerji piyasaları, İran'ın bu açıklamasına temkinli yaklaşırken, petrol fiyatlarında kısa vadeli bir dalgalanma gözlenebilir. Analistler, İran'ın gerçek bir askeri müdahaleden ziyade psikolojik bir savaş yürüttüğünü düşünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bir kısmını ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimden doğrudan etkilenecektir. Boğazın geçici olarak kapatılması veya güvenliğinin tehlikeye girmesi, petrol fiyatlarını artırarak Türkiye'nin enerji maliyetlerini yükseltebilir ve cari açık üzerinde baskı oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji tedarikinde alternatif kaynaklara yönelme çabalarını hızlandırması gerekebilir. Bölgesel olarak, İran'a yakınlaşma politikalarıyla bilinen Ankara'nın bu krizde nasıl bir pozisyon alacağı merak konusu. İran'la iyi ilişkilerini sürdürmeye çalışan Türkiye'nin, aynı zamanda ABD ve Körfez ülkeleriyle olan stratejik ortaklıklarını da korumak zorunda kalması, karmaşık bir denge politikasını zorunlu kılıyor.