İran hükümeti, artan askeri harcamalar ve ABD yaptırımlarının yol açtığı bütçe açığını kapatmak için akaryakıt fiyatlarına zam yapmaya hazırlanıyor. Ülkede benzinin litresi yüzde 40 oranında artırılırken, mazot ve LPG'ye de benzer oranlarda zam gelmesi bekleniyor. Ekonomi uzmanları, bu kararın özellikle dar gelirli ailelerin bütçesini zorlayacağını ve enflasyonu daha da yukarı çekeceğini belirtiyor. İran Merkez Bankası verilerine göre yıllık enflasyon şimdiden yüzde 45'i aşmış durumda.
Gelişmenin arka planı
İran'ın askeri harcamaları, özellikle İsrail ile yaşanan gerginlik ve Yemen'deki Husilere verilen destek nedeniyle son iki yılda önemli ölçüde arttı. 2024 bütçesinde savunma harcamalarına ayrılan pay yüzde 30 artırılmıştı. Öte yandan ABD'nin uyguladığı yaptırımlar, İran'ın petrol ihracatını ve döviz gelirlerini ciddi şekilde kısıtlıyor. Hükümet, bu gelir kaybını telafi etmek için iç piyasada akaryakıt fiyatlarını yükseltmekten başka çare kalmadığını savunuyor. Ancak bu karar, daha önce 2019 yılında akaryakıt zammına karşı patlak veren ve yüzlerce kişinin ölümüyle sonuçlanan protestoları hatırlatıyor. O dönemde benzine yapılan yüzde 50 oranındaki zam, ülke genelinde geniş çaplı gösterilere yol açmıştı.
Bu kez hükümet, protestoları önlemek için dar gelirli ailelere nakdi yardım yapılacağını açıkladı. Ancak yardım miktarı, zamların yaratacağı ek maliyetin çok altında kalıyor. İranlı aileler, toplam harcamalarının ortalama yüzde 15'ini akaryakıta ayırıyor. Yeni zamla birlikte bu oranın yüzde 20'nin üzerine çıkması bekleniyor. Bu durum, özellikle kırsal kesimde yaşayan ve ulaşım için bireysel araçlarına bağımlı olan haneleri daha fazla etkileyecek.
Bölgesel veya küresel boyut
İran'daki akaryakıt zammı, sadece iç ekonomiyi değil, bölgesel dengeleri de etkileyebilir. İran'ın enerji fiyatlarındaki artış, komşu ülkelerde de benzer kararları tetikleyebilir. Özellikle Irak ve Türkiye gibi İran'dan enerji ithal eden ülkeler, bu durumdan doğrudan etkilenecek. Ayrıca, İran'da artan enflasyon ve yoksulluk, ülkeden göçü hızlandırabilir. Birleşmiş Milletler verilerine göre, İran'dan Türkiye'ye düzensiz göç son üç yılda yüzde 60 arttı. Yeni zamlar, bu eğilimi daha da güçlendirebilir. Öte yandan, İran'ın ekonomik zorlukları, nükleer müzakerelerde elini zayıflatabilir. ABD ve Avrupa Birliği, İran'a yönelik yaptırımların hafifletilmesi karşılığında nükleer programında taviz isterken, Tahran yönetimi iç kamuoyundaki baskıyı dengelemek için dış politikada daha agresif bir tutum benimseyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'daki akaryakıt zammı, Türkiye ekonomisi ve dış politikası için doğrudan sonuçlar doğurabilir. Türkiye, petrol ve doğalgaz ihtiyacının bir kısmını İran'dan karşılıyor. Tahran'ın yaptırımlar nedeniyle ihracatını kısması veya fiyatları yükseltmesi durumunda, Türkiye'de enerji maliyetleri artabilir. Bu da halihazırda yüksek seyreden enflasyonu tetikleyebilir. Ayrıca, İran'dan Türkiye'ye yönelik düzensiz göçün artması, sınır güvenliği ve uyum politikaları açısından yeni bir baskı oluşturabilir. Ankara, Tahran ile ekonomik iş birliğini sürdürmek isterken, aynı zamanda ABD yaptırımlarına uyum sağlamak zorunda. Bu gelişme, Türkiye'nin İran ile ticaretinde daha temkinli adımlar atmasına neden olabilir.