İran, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu'da kalıcı ateşkes öngören barış planını reddetmesinin ardından diplomatik çözüm konusunda kararlı olduğunu yineledi. Tahran yönetimi, gerilimi düşürecek ve bölgesel istikrarı sağlayacak müzakerelere açık olduğunu belirtirken, Trump yönetimi İran'ın "çok kötü kaybettiği için" anlaşmaya mecbur kaldığını savunuyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı derhal açma talebiyle geldiği, ABD'nin de anlaşmaya sıcak baktığı ifade edildi.
Diplomatik Girişimler ve Tarafların Pozisyonları
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, "Bölgesel güvenlik ve istikrarın ancak diyalog yoluyla sağlanabileceğine inanıyoruz. Her türlü baskı ve tehdit politikasına rağmen diplomatik kanalları açık tutmaya devam edeceğiz" dedi. Tahran, ABD'nin tek taraflı yaptırımlarını ve askeri varlığını bölgede istikrarsızlığın ana kaynağı olarak gösteriyor.
ABD Başkanı Trump ise Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, "Onlar hemen Hürmüz'ü açmak istiyorlar çünkü çok kötü kaybediyorlar. Anlaşma yapmak istiyorlar ve bence bu iyi. Ben de anlaşma yapmayı severim" ifadelerini kullandı. Trump, İran'ın ekonomik olarak köşeye sıkıştığını ve bu nedenle masaya oturmak zorunda kaldığını iddia etti.
Beyaz Saray kaynaklarına göre, önerilen plan İran'ın nükleer programını sınırlandırmasını, bölgesel milis gruplara verdiği desteği kesmesini ve Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer serbestisini garanti etmesini içeriyordu. İran ise yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını ve ABD askerlerinin bölgeden çekilmesini talep ediyor. Müzakerelerin hangi aşamada olduğu net değil; ancak diplomatik kaynaklar, Umman ve Katar üzerinden dolaylı görüşmelerin sürdüğünü belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir deniz yolu. İran'ın boğazı kapatma tehdidi, küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açıyor. Son haftalarda petrol fiyatları, bölgedeki gerilimin etkisiyle yüzde 5'in üzerinde arttı. Uzmanlar, olası bir anlaşmanın enerji fiyatlarını dengeleyebileceğini, ancak tarafların birbirine güvenmediğini vurguluyor.
Avrupa Birliği ve Rusya, taraflara itidal çağrısı yaparak diplomatik çözümün altını çizdi. Çin ise bölgedeki istikrarın korunmasının tüm ülkelerin çıkarına olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, "Ortadoğu'da yeni bir savaşın eşiğindeyiz, sorumluluk büyük güçlerin omuzlarında" uyarısında bulundu.
İran'ın nükleer programına ilişkin müzakereler 2015'te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) sonrasında askıya alınmıştı. Trump 2018'de anlaşmadan çekilmiş ve yaptırımları yeniden yürürlüğe koymuştu. Tahran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırarak yanıt vermişti. Şimdi ise yeni bir anlaşma zemini aranıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile ABD arasındaki gerilimin düşürülmesini ve diplomatik çözümü destekliyor. Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji ithalatını ve ticaret yollarını doğrudan etkiliyor. Olası bir anlaşma, bölgesel ekonomiye rahatlama getirebilir ve Türkiye'nin arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Ancak tarafların birbirine güvenmemesi, sürecin kırılganlığını koruyor. Türkiye, İran'la ticari ilişkilerini sürdürürken ABD yaptırımlarına karşı denge politikası izliyor. Bu gelişme, Ankara'nın bölgesel barış ve enerji güvenliği açısından yakından takip ettiği bir dosya olmaya devam ediyor.