Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Abu Dabi'ye resmi bir ziyaret gerçekleştirdiğini doğruladı. Ziyaret, Netanyahu'nun iç siyasi baskılar ve Ekim ayında yapılması planlanan Knesset seçimleri öncesinde gerçekleşti. Bu, İbrahim Anlaşmaları kapsamında ilişkilerin normalleşmesinin ardından Netanyahu'nun BAE'ye yaptığı ilk üst düzey ziyaret olma özelliği taşıyor.
Ziyaretin arka planı
Netanyahu'nun Abu Dabi ziyareti, İsrail'de hükümet krizi ve erken seçim kararının gölgesinde gerçekleşti. İsrail Başbakanı, koalisyon ortaklarıyla yaşadığı anlaşmazlıklar sonucu parlamentoyu feshederek Ekim ayında erken seçim kararı almıştı. Ziyaret, Netanyahu'nun dış politika başarılarına ihtiyaç duyduğu bir dönemde geldi. BAE ile ilişkilerin normalleşmesi, Netanyahu'nun en önemli dış politika kazanımlarından biri olarak görülüyor.
BAE resmi kaynakları, ziyaretin iki ülke arasındaki işbirliğini güçlendirmeyi amaçladığını belirtti. Görüşmelerde ekonomi, ticaret, teknoloji ve turizm gibi alanlarda ikili ilişkilerin geliştirilmesi ele alındı. Ayrıca bölgesel güvenlik konuları da masaya yatırıldı. Ziyaret sırasında Netanyahu, Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile bir araya geldi.
İsrail ve BAE, 2020 yılında ABD'nin arabuluculuğuyla İbrahim Anlaşmaları'nı imzalayarak diplomatik ilişkileri başlatmıştı. Bu anlaşma, Körfez ülkeleriyle İsrail arasındaki ilişkilerin normalleşmesi sürecinde önemli bir adım olmuştu. O tarihten bu yana iki ülke arasında ekonomik ve güvenlik alanlarında işbirliği artarak devam ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Netanyahu'nun Abu Dabi ziyareti, Orta Doğu'da değişen ittifaklar ve jeopolitik dengeler açısından önem taşıyor. İbrahim Anlaşmaları, Arap dünyasında Filistin sorununa bakış açısını da etkiledi. BAE, İsrail ile ilişkileri normalleştirerek bölgesel nüfuzunu artırırken, İsrail de İran'a karşı oluşturulan güvenlik ittifakında Arap ülkeleriyle işbirliğini derinleştirmeyi hedefliyor.
Ziyaret, aynı zamanda ABD'nin bölgedeki arabuluculuk rolünü pekiştiriyor. Biden yönetimi, İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki ilişkilerin genişletilmesini destekliyor. Suudi Arabistan'ın da benzer bir adım atıp atmayacağı ise belirsizliğini koruyor. Ancak Netanyahu'nun iç siyasi sorunları, İsrail'in dış politika hamlelerini gölgeleyebilir.
Öte yandan, İsrail'in Filistinlilere yönelik politikaları ve bölgedeki insan hakları ihlalleri, Arap kamuoyunda tepkilere yol açıyor. BAE'nin İsrail ile ilişkileri normalleştirmesi, bazı Arap ülkeleri tarafından eleştiriliyor. Yine de pragmatik işbirliği, ekonomik ve güvenlik çıkarları doğrultusunda ilerliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BAE ve İsrail arasındaki yakınlaşma, Türkiye'nin bölgesel dengelerdeki konumunu doğrudan etkiliyor. Türkiye, uzun süredir İsrail ile ilişkilerinde mesafeli bir tutum sergilerken, BAE ile de rekabet halinde. İbrahim Anlaşmaları, Doğu Akdeniz'de enerji işbirliği ve güvenlik mimarisinde Türkiye'yi dışarıda bırakma riski taşıyor. Ancak Türkiye, son dönemde BAE ve İsrail ile ilişkilerini düzeltme çabasında. Netanyahu'nun ziyareti, Türkiye'nin bölgesel izolasyonunu önlemek için diplomatik hamlelerini hızlandırmasını gerektirebilir. Ayrıca, Filistin davasına verdiği destekle Arap kamuoyunda itibarını koruyan Türkiye, bu tür normalleşme adımlarını dengelemek durumunda.