ABD Başkanı Donald Trump, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran'a ait dondurulmuş fonların bir kısmının serbest bırakılacağını ve bu fonların Amerikalı çiftçilerden mısır, buğday ve soya fasulyesi satın almak için kullanılacağını iddia etti. İran Dışişleri Bakanlığı ise Trump'ın bu iddiasını kategorik olarak reddetti. Tahran yönetimi, dondurulmuş varlıkların yalnızca insani amaçlarla ve İran'ın kendi belirlediği ihtiyaçlar doğrultusunda kullanılabileceğini, bu tür tek taraflı kararların kabul edilemez olduğunu duyurdu. Gelişme, ABD-İran arasındaki gerilimin yeni bir boyut kazandığı bir dönemde yaşanıyor.
Trump'ın açıklaması ve İran'dan gelen yalanlama
Trump, görevdeki son günlerinde yaptığı konuşmada, ABD'nin İran'ın dondurulmuş fonlarını serbest bırakacağını ve bu fonlarla Amerikan tarım ürünleri satın alınacağını söyledi. Başkan, bu adımın Amerikalı çiftçilere destek olacağını ve İran'ın insani ihtiyaçlarını karşılayacağını iddia etti. Ancak Trump, hangi miktarda fonun serbest bırakılacağına dair detay vermedi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatibzade, yaptığı yazılı açıklamada, Trump'ın iddialarının tamamen asılsız olduğunu belirtti. Hatibzade, "İran'ın dondurulmuş varlıkları, yalnızca İran hükümetinin onayı ve belirlediği insani ihtiyaçlar çerçevesinde kullanılabilir. ABD'nin tek taraflı olarak bu fonların nereye harcanacağına karar vermesi kabul edilemez" ifadelerini kullandı. Ayrıca, İran'ın bu tür müdahalelere izin vermeyeceğini ve gerekli hukuki adımları atacağını vurguladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının ve dondurulmuş varlıklar konusundaki anlaşmazlığın yeni bir aşamasını temsil ediyor. İran'ın uluslararası bankalardaki dondurulmuş varlıklarının miktarının 100 milyar doları aştığı tahmin ediliyor. Trump yönetimi, bu fonların bir kısmını insani yardım bahanesiyle kullanmayı planlarken, İran bu girişimi egemenliğine bir müdahale olarak görüyor.
Uzmanlara göre, Trump'ın bu hamlesi büyük ölçüde iç siyasi hedeflere yönelik. ABD'de tarım sektörü, Trump'ın Çin ile ticaret savaşından olumsuz etkilenmişti. Bu nedenle başkan, İran fonlarını kullanarak çiftçilere yeni bir pazar yaratmayı ve seçim vaatlerini yerine getirmeyi amaçlıyor olabilir. Ancak bu planın hukuki olarak uygulanabilirliği şüpheli. İran, fonların yalnızca kendi kontrolü altında ve insani ihtiyaçlar için kullanılabileceğinde ısrar ediyor.
Öte yandan, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, dondurulmuş varlıklar konusunda arabuluculuk yapmaya çalışıyor. Ancak ABD'nin tek taraflı adımları, bu çabaları baltalayabilir. İran'ın tepkisi, Tahran'ın yeni ABD yönetimiyle müzakereye açık olmadığını da gösteriyor. Biden yönetiminin İran'la nükleer anlaşmaya dönme olasılığı, bu tür gerilimleri daha da karmaşık hale getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran'la komşu ve önemli ticari ilişkilere sahip bir ülke olarak, bu gelişmeden doğrudan etkilenebilir. İran'ın dondurulmuş varlıkları konusundaki anlaşmazlık, Türkiye'nin enerji ve ticaret ortaklıklarını dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını sıkılaştırması, Türkiye'yi de zor durumda bırakabilir. Türkiye, İran'la doğalgaz ve petrol ticareti yaparken ABD yaptırımlarına takılmamak için hassas bir denge politikası izliyor. Bu nedenle, Trump'ın bu hamlesi, Türkiye'nin enerji güvenliği ve dış ticaret stratejileri açısından yakından takip edilmelidir. Ayrıca, bölgede istikrarın korunması açısından ABD-İran gerginliğinin yumuşatılması Türkiye'nin çıkarına olacaktır.