GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
ABD

İran savaşı Trump’ın başkanlığını tüketebilir

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
İran savaşı Trump’ın başkanlığını tüketebilir
📊
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: Batı Liberal Ekonomi Medyası
📊 Batı Liberal Ekonomi Medyası
Çeviri Kaynağı
The Economist — Bu haber, The Economist'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Donald Trump, Barack Obama’nın “aptalca şeylerden” kaçınma tavsiyesini duymaktan nefret etse de, şimdi İran’a yönelik artan askeri gerilim tam da Obama’nın uyardığı tuzağa dönüşüyor. ABD Başkanı Trump’ın İran’a yönelik “maksimum baskı” politikası, Haziran 2019’da Hürmüz Boğazı’nda bir ABD insansız hava aracının düşürülmesi ve Kasım 2020’de İranlı nükleer bilimci Muhsin Fahrizade’nin suikastı ile tırmanan bir sarmal haline geldi. Uzmanlara göre, Trump yönetiminin Tahran’ı ekonomik olarak çökertme ve rejim değişikliğini zorlama stratejisi, beklenenin aksine İran’ı nükleer programa daha da yaklaştırdı ve bölgesel vekil güçler üzerinden ABD çıkarlarına yönelik saldırıları artırdı. Bu durum, Trump’ın 2020 seçimlerine birkaç ay kala iç siyasette savaş yorgunu bir kamuoyu ile karşı karşıya kalmasına ve başkanlığının son dönemini uluslararası bir krizle geçirme riskine yol açıyor.

Gelişmenin arka planı: Obama’nın uyarısı ve Trump’ın tersine rotası

2014’te IŞİD’in yükselişi sırasında Obama, askeri müdahale konusunda temkinli davranarak “aptalca şeyler” yapmamaktan söz etmişti. O dönem birçok Cumhuriyetçi bu ifadeyi zayıflık olarak nitelendirse de, Obama yönetimi İran’la 2015’te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) ile Tahran’ı diplomasi masasında tutmayı başardı. Trump ise 2018’de ABD’yi anlaşmadan tek taraflı çekerek “maksimum baskı” politikasını başlattı. Bu politika kapsamında İran’a yönelik yaptırımlar sertleştirildi, petrol ihracatı neredeyse sıfırlandı ve İran Devrim Muhafızları terör örgütü listesine alındı. Ancak bu adımlar İran’ın nükleer faaliyetlerini hızlandırmasına, uranyum zenginleştirme oranını yüzde 60’a çıkarmasına ve ABD hedeflerine yönelik saldırılarını artırmasına neden oldu. Örneğin Eylül 2019’da Suudi Arabistan’daki petrol tesislerine yapılan saldırı ve Ocak 2020’de General Kasım Süleymani’nin öldürülmesi, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirdi. Süleymani suikastının ardından İran, Irak’taki ABD üslerine balistik füzelerle karşılık verdi ve bu süreçte 100’den fazla ABD askeri travma tedavisi gördü.

Bölgesel ve küresel boyut: Bir savaş mı, yoksa yeni bir Soğuk Savaş mı?

Trump yönetiminin İran politikası sadece ikili ilişkileri değil, tüm Ortadoğu’yu etkiliyor. İran, ABD’nin baskılarına karşı Irak’taki Şii milisler, Yemen’deki Husiler ve Suriye’deki rejim güçleri üzerinden asimetrik savaş yürütüyor. Bu durum, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ABD müttefiklerini de tehdit altında hissettiriyor. Öte yandan Avrupalı müttefikler, ABD’nin KOEP’ten çekilmesine rağmen INSTEX adlı ödeme mekanizmasıyla İran’la ticareti sürdürmeye çalışarak Washington’dan bağımsız bir yol izliyor. Rusya ve Çin ise İran’la askeri ve ekonomik işbirliğini derinleştirerek ABD’nin etkisini dengelemeye çalışıyor. Bu tablo, taraflar arasında doğrudan bir savaş yerine uzun süreli bir vekalet savaşına ve yeni bir Soğuk Savaş benzeri kutuplaşmaya işaret ediyor. Trump’ın seçim öncesi barış vaadiyle çelişen bu durum, başkanın güvenilirliğini zedelerken, olası bir savaşın ABD’yi Irak ve Afganistan’daki çatışmalardan daha derin bir bataklığa sürükleyebileceği endişesi yaratıyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye, bu gerilimin doğrudan bir parçası olmasa da, bölgesel istikrarsızlığın etkilerini en fazla hisseden ülkelerden biri. İran’la 535 kilometrelik sınırı bulunan Türkiye, İran’a yönelik yaptırımlar ve artan çatışma riski nedeniyle ticaret hacminde daralma, enerji arzında kesinti ve sınır güvenliğinde artan tehditlerle karşı karşıya. Ayrıca, ABD-İran çatışmasının Irak ve Suriye’deki vekil güçleri harekete geçirmesi, PKK/YPG bağlantılı grupların da etkilenmesine yol açabilir. Türkiye, bu dönemde hem ABD ile hem İran’la dengeli bir diplomasi yürütmek durumunda. Ekonomik yaptırımların Türk bankacılık sistemi üzerindeki etkisi ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Ankara’nın dikkatle izlemesi gereken konular arasında.

Etiketler:
İranABDTrumpObamanükleer anlaşmaOrtadoğuTürkiyesavaş

İlgili Haberler

Taylor Farms MAGA'ya milyonlar harcadı, ardından ishal salgını
ABD

Taylor Farms MAGA'ya milyonlar harcadı, ardından ishal salgını

13 dk önce

Illinois'li hacker çıplak fotoğraflar için Snapchat hesaplarını çaldı
ABD

Illinois'li hacker çıplak fotoğraflar için Snapchat hesaplarını çaldı

14 dk önce

GOP, SAVE Yasası'nı Olive Garden'ın sonsuz makarna kampanyasına benzetti
ABD

GOP, SAVE Yasası'nı Olive Garden'ın sonsuz makarna kampanyasına benzetti

18 dk önce

ABD'de Cumhuriyetçi tasarıda Planned Parenthood karşıtı dil çıkarıldı
ABD

ABD'de Cumhuriyetçi tasarıda Planned Parenthood karşıtı dil çıkarıldı

19 dk önce