İran'daki savaşın küresel enerji piyasalarında yarattığı şok dalgası, Güneydoğu Asya'nın en büyük ekonomilerinden Filipinler ve Tayland'ı derinden etkiliyor. Petrol ve doğalgaz ithalatında büyük ölçüde Hürmüz Boğazı'na bağımlı olan bu ülkeler, boğazın savaş nedeniyle kapanmasının ardından enerji maliyetlerinde patlama yaşıyor. Analistler, bölgedeki kazanç revizyonlarının en sert düşüş gösterdiği piyasaların Filipinler ve Tayland olduğunu belirtiyor. Özellikle Filipinler'in ham petrol ithalatının yüzde 60'a yakınının Orta Doğu'dan gelmesi, ülkeyi krize karşı daha kırılgan hale getiriyor.
Enerji Fiyatlarındaki Artış Şirket Kârlarını Eritiyor
Filipin Borsası'nda işlem gören şirketlerin ortalama kazanç tahminleri son üç ayda yüzde 12 oranında aşağı yönlü revize edilirken, Tayland'da bu oran yüzde 10 olarak gerçekleşti. Bu düşüşte, artan enerji maliyetlerinin yanı sıra tedarik zincirindeki aksamalar ve azalan ihracat talebi de etkili oldu. Bangkok merkezli bir yatırım danışmanlık firmasının baş analisti, 'Taylandlı havayolu ve lojistik şirketleri, jet yakıtı fiyatlarındaki yüzde 40'lık artış karşısında bilet fiyatlarını yükseltmek zorunda kaldı. Bu da talebi düşürdü' dedi.
Filipinler'de ise enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren çimento, çelik ve gıda işleme şirketleri, maliyet baskıları nedeniyle üretim hatlarını yavaşlatma kararı aldı. Manila'da faaliyet gösteren bir çimento üreticisinin CEO'su, 'Doğalgaz fiyatlarımız üç katına çıktı. Bu durumda fiyatlarımızı artırmazsak zarar ederiz, artırırsak müşteri kaybederiz' diyerek ikilemi özetledi.
Tayland Merkez Bankası, artan enflasyon ve yavaşlayan ekonomik aktivite nedeniyle faiz oranlarını sabit tutarken, Filipin Merkez Bankası enflasyonla mücadele için faiz artırımına gitti. Ancak bu adımlar, şirketlerin borçlanma maliyetlerini daha da yukarı çekerek, kazanç baskısını derinleştirdi.
Bölgesel Yansımalar ve Uzun Vadeli Riskler
Güneydoğu Asya'nın diğer ülkeleri de enerji krizinden etkilenmekle birlikte, Filipinler ve Tayland'ın kırılganlığı dikkat çekiyor. Endonezya ve Malezya kendi enerji kaynaklarına sahip oldukları için daha az zarar görürken, Vietnam ihracata dayalı büyüme modeliyle krizden görece az etkileniyor. Ancak bölgedeki tüm ekonomiler, Hürmüz Boğazı'nın ne zaman açılacağına dair belirsizlik ve İran savaşının olası petrol fiyatı şokları karşısında tedirgin.
IMF, Güneydoğu Asya için büyüme tahminlerini yüzde 4,5'ten yüzde 3,2'ye düşürürken, bölgeye yönelik sermaye akışlarında da belirgin bir yavaşlama gözleniyor. Yatırımcılar, riskli varlıklardan kaçarak ABD doları ve altına yöneliyor. Bu durum, Filipin pesosu ve Tayland bahtının dolar karşısında değer kaybetmesine yol açarak ithalat maliyetlerini daha da artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, benzer şekilde enerji ithalatında dışa bağımlı bir ülke olarak, Hürmüz Boğazı'ndaki krizden doğrudan etkileniyor. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye'nin cari açığını ve enflasyonunu artırıcı etki yapıyor. Ayrıca Türkiye'nin Orta Doğu'ya yönelik ticaret ve lojistik rotaları da risk altında. Ankara, enerji kaynaklarını çeşitlendirme ve yerli enerji üretimini artırma politikalarını hızlandırmak zorunda kalabilir. Bu kriz, Türkiye'nin uzun vadeli enerji güvenliği stratejilerinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.