İran'daki savaşın 119. gününde, İsrail ordusu Lübnan'ın güneyine yönelik hava saldırıları düzenledi. Saldırılar, Hizbullah'ın İsrail sınırındaki mevzilerine yönelik olarak gerçekleştirildi. Öte yandan, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), İran'daki nükleer tesislerini denetlemek üzere Tahran'a dönme kararı aldı. Bu gelişmeler, bölgedeki tansiyonun yüksek kaldığı bir dönemde yaşanıyor. İsrail ve Lübnan arasındaki dolaylı müzakereler ise cuma günü devam edecek. Tarafların, sınır ihlalleri ve esir takası konularını ele alması bekleniyor.
Gelişmenin arka planı
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, İran savaşının başladığı günden bu yana artarak devam ediyor. İsrail yönetimi, Hizbullah'ın kuzey sınırlarından güvenlik tehdidi oluşturduğunu savunarak, askeri operasyonlarını genişletiyor. Son saldırılarda, Lübnan'ın çeşitli bölgelerinde sivil kayıplar da yaşandığı bildiriliyor. Lübnan hükümeti, İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirterek, Birleşmiş Milletler aracılığıyla acil müdahale talep etti. Bu arada, İsrail ve Lübnan arasındaki müzakereler BM ara buluculuğunda sürdürülüyor. Taraflar, 2006 savaşından bu yana devam eden ateşkesin yeniden tesis edilmesi için çalışıyor. Ancak, İran savaşının tüm bölgeye yayılma riski, bu müzakerelerin sonucunu belirsiz hale getiriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
IAEA'nın İran'a dönme kararı, uluslararası toplum tarafından temkinli bir iyimserlikle karşılandı. Ajans, İran'ın nükleer programına ilişkin denetimleri yeniden başlatmak için gerekli güvenlik koşullarının sağlandığını belirtti. Ancak, bu adımın başarıya ulaşması, Tahran yönetiminin işbirliğine bağlı. ABD ve Avrupa Birliği, İran'ın nükleer silah geliştirme potansiyeline karşı sıkı yaptırımlar uygulamaya devam ediyor. Öte yandan, Rusya ve Çin, IAEA'nın İran'a dönüşünü desteklerken, bölgedeki istikrarsızlığın giderilmesi için daha fazla diplomatik çaba çağrısında bulunuyor. İsrail-Lübnan cephesindeki çatışmalar ise, bölgesel bir savaşa dönüşme riskini artırıyor. İran'ın nükleer dosyası ve Lübnan'daki kriz birbiriyle bağlantılı olduğundan, bu iki gelişmenin aynı anda yaşanması, uluslararası toplum için zorlu bir dengeleme sınavı oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişmeler Türkiye'yi doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. İran savaşının Lübnan'a sıçraması, Suriye kriziyle zaten kırılgan olan bölgesel dengeyi daha da bozabilir. Türkiye, hem İsrail hem de İran ile karmaşık ilişkilere sahip. IAEA'nın İran'a dönüşü, nükleer müzakerelerde ilerleme sağlarsa, Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve bölgesel ticaret yolları açısından olumlu sonuçlar doğurabilir. Ancak, İsrail'in Lübnan'daki askeri hareketliliği, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji çıkarlarını ve Mavi Vatan doktrinini tehdit edebilir. Türkiye, BM nezdinde yürütülen müzakereleri desteklerken, iki ülkeyle de dengeli bir dış politika izlemek zorunda kalacak. Ayrıca, savaşın bölgeye yayılması halinde, Türkiye sınırlarına yakın yeni bir insani kriz kapıda olabilir.