ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a karşı başlattığı ‘Epic Fury’ (Büyük Öfke) Operasyonu’nun üzerinden 100 gün geçmesine rağmen çatışmalar beklenenden çok daha uzun sürdü. Savaş, 7 binden fazla ölü, yüz binlerce yerinden edilmiş sivil, ABD güçlerine yönelik artan saldırılar ve Hürmüz Boğazı'nın neredeyse tamamen kapanmasıyla tetiklenen ciddi bir ekonomik krize yol açtı. Çatışmaların bir anda bitmesi beklenmezken, taraflar arasında herhangi bir ateşkes veya diplomatik çözüm işareti de görülmüyor.
Gelişmenin Arka Planı: Hedeflenenden Uzun Süren Bir Savaş
Operasyonun ilk günlerinde Amerikan yetkilileri hızlı bir askeri zafer ve İran rejiminin çöküşü sinyalini vermişti. Ancak İran, sürpriz bir direnç göstererek ABD'nin ilerlemesini durdurdu ve kendi topraklarında uzun vadeli bir çatışmaya dönüştü. Savaşın üçüncü ayında ABD'nin İran’daki askeri varlığına yönelik saldırılar arttı; bu saldırılarda en az 45 Amerikan askeri hayatını kaybetti. İran, ayrıca Yemen’deki Husiler ve Lübnan’daki Hizbullah aracılığıyla bölgesel bir yayılma stratejisi izliyor.
Ekonomik cephede ise Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması küresel petrol fiyatlarını varil başına 150 doların üzerine çıkardı. ABD ve müttefikleri alternatif tedarik yolları ararken, İran Çin ve Rusya ile ticaret kanallarını genişletiyor. BM’ye göre savaş nedeniyle 500 binden fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı; İran'ın güney liman kentleri ve Basra Körfezi kıyıları en ağır yıkımı yaşadı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Kriz Yayılıyor
Savaş sadece İran ve ABD’yi etkilemekle kalmadı. Irak’taki Şii milisler ABD üslerine saldırılar düzenlerken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri hava savunmalarını artırdı. NATO, Türkiye üzerinden bölgeye ek askeri sevkiyat yaparken, Avrupa Birliği diplomatik bir çözüm için taraflara çağrıda bulunsa da somut bir ilerleme kaydedilemedi. Rusya, savaşın başından bu yana İran'a askeri ve istihbari destek sağlamakla suçlanıyor; ancak Moskova bu iddiaları reddediyor. Çin ise enerji arz güvenliği endişesiyle Devlet Başkanı Xi Jinping'in arabuluculuk teklifini masada tutuyor.
Küresel tedarik zincirlerindeki bozulma, dünya genelinde enflasyonu tetikledi. Gıda ve enerji fiyatlarındaki artış, başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere birçok ekonomiyi olumsuz etkiliyor. IMF, savaşın devam etmesi halinde küresel ekonomik büyümenin yüzde 1,5 oranında azalabileceği uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye için doğrudan güvenlik riski ve ekonomik maliyet anlamına geliyor. İran savaşı, Türkiye'nin güneydoğu sınırında istikrarsızlığı artırırken, Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanma enerji fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin cari açığını daha da büyütüyor. Ayrıca, Irak ve Suriye'deki güç dengeleri de bu savaştan etkileniyor; Türkiye, İran destekli milislerin varlığına karşı kendi askeri operasyonlarını sürdürmek zorunda kalabilir. Ekonomik boyutta ise, Türkiye'nin Rusya ve İran’la yürüttüğü enerji ticareti alternatif yollar aranmasını gerektirebilir. Ankara'nın bölgesel bir krize sürüklenmemek için hem NATO hem de İran'la dengeli bir diplomasi izlemesi hayati önem taşıyor.