Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, İran kaynaklı jeopolitik gerilimlerin yol açtığı yakıt şoklarının Afrika kıtasında temiz pişirme girişimlerini ciddi şekilde tehdit ettiğini ortaya koydu. Rapora göre, Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıklar, odun ve kömüre göre daha temiz bir alternatif olarak görülen sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) tedarikini olumsuz etkiledi. Bu durum, milyonlarca Afrikalının sağlıksız pişirme yöntemlerine mahkum kalmasına neden olabilir.
Gelişmenin arka planı
IEA’nın “Africa Clean Cooking Report 2025” başlıklı raporu, İran’ın askeri operasyonlarının Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ticaretini sekteye uğratmasının, özellikle LPG fiyatlarında yüzde 40’a varan artışlara yol açtığını belirtiyor. LPG, Sahra Altı Afrika’da temiz pişirme yöntemlerine geçişte kilit rol oynuyor. Ancak bölgedeki birçok ülke, LPG’nin büyük kısmını Orta Doğu’dan ithal ediyor. Raporda, Nijerya, Kenya ve Tanzanya gibi ülkelerin LPG ithalatının yüzde 60’ından fazlasının Körfez ülkelerinden geldiği vurgulanıyor.
Afrika’da yaklaşık 900 milyon kişi hâlâ yemek pişirmek için odun ve kömür kullanıyor. Bu yöntemler, iç mekân hava kirliliği nedeniyle her yıl milyonlarca erken ölüme yol açıyor. Temiz pişirmeye geçiş, hem sağlık hem de iklim hedefleri açısından kritik. Ancak IEA, mevcut krizin bu geçişi en az iki yıl geciktirebileceğini öngörüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim yalnızca LPG tedarikini değil, aynı zamanda küresel enerji piyasalarını da etkiliyor. İran’ın askeri faaliyetleri, boğazdan geçen tankerlere yönelik tehditleri artırırken, sigorta primleri ve navlun ücretleri yükseldi. Bu durum, Afrika ülkelerinin yanı sıra Asya ve Avrupa’daki LPG alıcılarını da etkiliyor. Uzmanlar, krizin derinleşmesi halinde Afrika’da temiz pişirme hedeflerinin tamamen rafa kalkabileceği uyarısında bulunuyor.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, iç mekân hava kirliliği her yıl 3,2 milyon erken ölüme neden oluyor; bunların büyük kısmı Afrika ve Asya’da. Temiz pişirme yöntemlerine erişim, bu ölümlerin önlenmesinde hayati rol oynuyor. IEA raporu, uluslararası toplumun yardım taahhütlerine rağmen, mevcut krizin bu alandaki ilerlemeyi tersine çevirebileceğine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin enerji güvenliği ve Afrika politikası açısından iki yönlü bir etki doğuruyor. Birincisi, Türkiye LPG ithalatının önemli bir kısmını Cezayir, Nijerya ve ABD’den yapıyor, ancak Hürmüz kaynaklı fiyat dalgalanmaları küresel LPG piyasasını etkileyerek Türkiye’nin ithalat maliyetlerini artırabilir. İkincisi, Türkiye’nin son yıllarda Afrika’da temiz enerji ve pişirme projelerine yönelik artan iş birliği, bu krizden olumsuz etkilenebilir. Özellikle Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) ve özel sektörün Sahra Altı Afrika’da yürüttüğü temiz pişirme girişimleri, artan LPG fiyatları nedeniyle maliyet baskısıyla karşı karşıya kalabilir. Türkiye, bu krizde yerel yenilenebilir enerji çözümlerine yönelerek hem Afrika’daki etkisini artırabilir hem de enerji ithalatında çeşitlendirme stratejisini güçlendirebilir.