Ortadoğu’da gerilim yeniden zirve yaparken, İran devlet medyası ülkenin güneyindeki üç stratejik noktada patlamalar meydana geldiğini bildirdi. Keşm Adası, Bandar Abbas ve Çabahar kentlerinde duyulan patlama seslerinin ardından Basra Körfezi’nin güney kıyısındaki Bahreyn ve Kuveyt’te hava saldırısı sirenleri çaldı. ABD Donanması ise, İran’a ait bir petrol tankerini “etkisiz hale getirdiğini” açıkladı. Bölgede yeni bir askeri çatışmanın eşiğine gelindiği yorumları yapılıyor.
Gelişmenin arka planı
İran resmi haber ajansı IRNA’nın aktardığına göre, Hürmüz Boğazı’na hakim konumdaki Keşm Adası, ülkenin en büyük güney limanı Bandar Abbas ve Pakistan sınırına yakın Çabahar’da sabah saatlerinde şiddetli patlamalar duyuldu. Patlamaların sebebi henüz resmi olarak açıklanmazken, İran Devrim Muhafızları’na ait askeri tesislerin hedef alındığı yönünde iddialar ortaya atıldı. İran yönetimi, bu iddiaları doğrulamazken, saldırıların İsrail ya da ABD tarafından gerçekleştirilmiş olabileceği spekülasyonları yapılıyor.
Bu arada, Bahreyn ve Kuveyt’te hava saldırısı sirenlerinin çalması, bölge halkında paniğe yol açtı. Sivil savunma yetkilileri, herhangi bir füze ya da insansız hava aracı teşhisi yapılmadığını ancak önlem amaçlı uyarı yapıldığını bildirdi. İran’ın bu ülkelere yönelik bir misilleme yapmış olma ihtimali, bölgedeki krizin boyutlarını artırıyor.
ABD Donanması’ndan yapılan açıklamada, İran bandıralı bir petrol tankerinin uluslararası sularda seyrederken durdurulduğu ve “etkisiz hale getirildiği” belirtildi. Haberde, tankerin yaptırımları ihlal ederek Suriye’ye petrol taşıdığı iddia edildi. Bu operasyon, ABD’nin İran’a yönelik “maksimum baskı” politikası kapsamında değerlendiriliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu. İran, bu boğazı kontrol etme kapasitesine sahip olduğunu sık sık hatırlatıyor. Son gelişmeler, İran ile ABD arasındaki gerilimin doğrudan askeri çatışmaya dönüşme riskini artırıyor.
Bahreyn ve Kuveyt’te sirenlerin çalması, İran’ın zayiat vermesi halinde misillemesinin sadece İsrail’i değil, Körfez’deki ABD müttefiklerini de hedef alabileceğini gösteriyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de olası bir İran saldırısına karşı hava savunma sistemlerini devreye soktu.
Uluslararası Enerji Ajansı, bölgedeki tansiyonun petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine çıkarabileceği uyarısı yaptı. Piyasalar şimdiden hareketlendi; Brent petrol fiyatları son bir haftada yüzde 8 arttı.
Rusya ve Çin, taraflara itidal çağrısında bulunurken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantı kararı aldı. Avrupa Birliği, krizi diplomatik yollarla çözmek için arabuluculuk teklif etti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile komşu olması ve enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran ve Körfez ülkelerinden karşılaması nedeniyle bu krizden doğrudan etkileniyor. Hürmüz Boğazı’nın olası bir kapatılması, Türkiye’nin enerji maliyetlerini artıracak, cari açığı büyütecektir. Ayrıca, Suriye ve Irak’taki İran etkisiyle mücadele eden Türkiye, bu istikrarsızlığın kendi sınırlarına sıçramasından endişe ediyor. Diplomatik olarak, Türkiye hem NATO müttefiki ABD’yi hem de komşusu İran’ı dengelemek zorunda; bu da dış politikada hassas bir yönetim gerektiriyor.