İran Sağlık Bakanlığı, ABD’nin İran topraklarına yönelik iki gün süren hava saldırılarında 14 kişinin hayatını kaybettiğini ve 78 kişinin yaralandığını duyurdu. Saldırıların başkent Tahran başta olmak üzere ülkenin çeşitli bölgelerinde askeri ve sivil hedefleri vurduğu belirtiliyor. Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, ölenler arasında 3 çocuk ve 2 kadının bulunduğu, yaralıların çoğunun hastanelere kaldırıldığı ifade edildi. Saldırılar sonrası Tahran’da hava savunma sistemlerinin devreye girdiği ve şehrin bazı noktalarında patlama sesleri duyulduğu bildirildi.
Gelişmenin Arka Planı
ABD’nin İran’a yönelik saldırıları, iki ülke arasında son dönemde tırmanan gerilimin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, saldırıların “İran destekli milis gruplarının bölgedeki ABD askerlerine yönelik saldırılarına misilleme” olduğu belirtildi. ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, operasyonun İran Devrim Muhafızları’na ait silah depoları, komuta merkezleri ve istihbarat tesislerini hedef aldığını açıkladı. İran ise saldırıları “uluslararası hukukun ihlali” olarak nitelendirerek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni acil toplantıya çağırdı. Dini Lider Ayetullah Hamaney’in ofisinden yapılan açıklamada, “ABD’nin bu saldırganlığı cevapsız kalmayacak” denildi. Saldırıların, İran’ın nükleer programı konusunda Batı ile yürütülen müzakerelerin durma noktasına geldiği bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekiyor.
İran Sağlık Bakanlığı, saldırılarda kullanılan mühimmatın parçalı tesirli bombalar olduğunu ve sivil bölgelere isabet ettiğini iddia etti. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, bölgedeki sağlık tesislerinin aşırı yük altında olduğunu, kan stoklarının tükenmek üzere olduğunu bildirdi. İran yönetimi, saldırılar sonrası ülke genelinde üç günlük yas ilan etti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD-İran arasındaki bu yeni çatışma, bölge genelinde yeni bir istikrarsızlık dalgasına yol açabilir. Irak ve Suriye’deki İran yanlısı grupların, ABD güçlerine karşı misilleme yapabileceği belirtiliyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, tansiyonun daha da yükselmesinden endişe duyduklarını ifade ederken, Rusya ve Çin saldırıları kınadı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, tarafları itidal çağrısında bulundu. Petrol fiyatları saldırı haberlerinin ardından yüzde 3’ün üzerinde yükselirken, piyasalar daha geniş çaplı bir çatışmanın enerji arzını kesintiye uğratmasından korkuyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidi, küresel enerji güvenliği açısından önemli bir risk olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin İran’a yönelik saldırıları, Türkiye’nin doğrudan sınır komşusu olduğu bir ülkede çatışma riskini artırmaktadır. Türkiye, İran ile ekonomik ilişkilerini (doğalgaz ve petrol alımı) sürdürürken, aynı zamanda ABD ile NATO müttefiki olarak stratejik dengede hareket etmektedir. Ankara’nın bu krizde arabulucu rolü üstlenmesi beklenebilir. Ancak çatışmanın sürmesi, Türkiye’nin güney sınırlarında güvenlik tehditlerini artırabilir, özellikle Irak’ın kuzeyindeki PKK varlığıyla mücadeleyi etkileyebilir. Ayrıca petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye ekonomisi için ek bir maliyet unsuru oluşturacaktır.