ABD yönetimi, İran’ın nükleer programına ilişkin uluslararası denetimlere izin vermesi karşılığında, Tahran yönetimine yönelik petrol yaptırımlarını geçici olarak askıya alma ve daha önce dondurulmuş olan 12 milyar dolarlık İran varlığını serbest bırakma kararı aldı. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, bu adımın İran’ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetçilerine daha önce erişime kapalı olan tesislerde inceleme yapma izni vermesinin ardından geldiği belirtildi. Karar, İran ile Batı arasında yıllardır süren nükleer müzakerelerde yeni bir sayfa açılmasına yol açarken, bölgesel dengeleri de etkilemesi bekleniyor.
Gelişmenin arka planı: Yaptırım muafiyeti ve dondurulan fonlar
ABD Hazine Bakanlığı tarafından yayımlanan genel lisans ile, Irak’tan İran’a elektrik ve gaz ticareti yapan şirketlere yönelik yaptırım tehdidi kaldırıldı. Bu düzenleme, özellikle Irak hükümetinin enerji ihtiyacını karşılamak için İran’dan doğalgaz ve elektrik ithal etmesine olanak sağlıyor. Ayrıca, Güney Kore ve Irak gibi ülkelerde bloke edilen İran fonlarının, insani yardım ve gıda ticareti gibi sivil amaçlarla kullanılmak üzere serbest bırakılması planlanıyor. Tahran yönetimi, dondurulan 12 milyar dolarlık varlığın önemli bir kısmının tıbbi malzeme, gıda ve tarım ürünleri alımında kullanılacağını duyurdu.
UAEA Başkanı Rafael Grossi, İran’ın daha önce erişime izin vermediği iki tesiste denetim yapıldığını doğrularken, bu denetimlerin nükleer silah geliştirme endişelerini gidermeye yönelik ‘önemli bir adım’ olduğunu söyledi. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ise, yaptırımların kısmen kaldırılmasının ‘olumlu bir işaret’ olduğunu ancak bunun yeterli olmadığını, tüm yaptırımların kalkması gerektiğini ifade etti.
Bölgesel ve küresel boyut: Petrol piyasaları ve İsrail faktörü
Bu karar, küresel petrol piyasalarında da yankı buldu. İran’ın yaptırımlardan kurtulması halinde günlük 1-1,5 milyon varil ek petrol arzı sağlayabileceği tahmin ediliyor. Uzmanlar, bunun özellikle Ukrayna savaşı sonrası yükselen petrol fiyatlarını aşağı çekebileceğini belirtiyor. Ancak analistler, yaptırımların tamamen kalkmasının zaman alacağını, çünkü ABD Kongresi’ndeki bazı Cumhuriyetçi üyelerin bu adımı ‘Tahran’a ödün vermek’ olarak nitelendirdiğini vurguluyor.
İsrail ise gelişmeyi endişeyle karşıladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD’nin İran’a verdiği bu ‘mali cankurtaran halatı’nın, Tahran’ın bölgedeki terör faaliyetlerini finanse etmesine olanak sağlayacağını öne sürdü. İsrail istihbaratı, İran’ın serbest kalacak fonların bir kısmını Lübnan’daki Hizbullah ve Gazze’deki Hamas gibi vekil güçlere aktarabileceği uyarısında bulundu. Buna karşılık ABD Dışişleri Bakanlığı, fonların yalnızca insani amaçlarla kullanılabileceğini ve sıkı denetim altında olacağını vurguladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran’a yönelik yaptırımların gevşetilmesinden doğrudan etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor. Ankara, enerji ihtiyacının bir kısmını İran’dan sağlarken, bu gelişme Türkiye’nin enerji tedarikinde daha esnek bir alan yaratabilir. Ayrıca, Türkiye’nin İran ile olan ticari ilişkileri (doğalgaz ve altın ticareti gibi) yaptırım muafiyeti kapsamında rahatlayabilir. Öte yandan, ABD’nin İran’a yönelik adımları, Türkiye’nin Suriye ve Irak’taki çıkarlarıyla örtüşmeyebilir; özellikle İran destekli grupların bölgede güçlenmesi, Türkiye’nin güvenlik kaygılarını artırabilir. Bu nedenle Ankara, süreci hem enerji hem de güvenlik boyutuyla yakından izlemektedir.