İran Milli Futbol Takımı, 2022 FIFA Dünya Kupası için Meksika’ya gitmek üzere 6 Haziran’da yola çıkacak ancak ABD vize başvuruları henüz sonuçlanmadı. Amerikalı Cumhuriyetçi senatör Marco Rubio, İran Devrim Muhafızları (IRGC) ile bağlantılı olduğu iddia edilen bazı takım üyelerinin ABD’ye “gömülmesine” izin verilmeyeceğini söyledi. Rubio, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “İran’ın Dünya Kupası kadrosunda IRGC üyeleri var. Bu kişilerin ABD’ye girişine izin vermemeliyiz” dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı ise vize işlemleriyle ilgili yorum yapmaktan kaçındı.
Gelişmenin arka planı
İran, Dünya Kupası B Grubu’nda ABD, İngiltere ve Galler ile eşleşmişti. Takımın, Meksika’da kampa girmeden önce ABD üzerinden transfer yapması planlanıyordu. Ancak vize sorunu nedeniyle bu plan tehlikeye girdi. Tahran yönetimi, ABD’nin Dünya Kupası’nı siyasileştirmekle suçlarken, FIFA’dan da acil müdahale talep etti. İran Futbol Federasyonu Başkanı Mehdi Taj, “Futbol siyaset üstü olmalıdır. Oyuncularımızın vize sorununu çözmek için uluslararası kurumlarla temas halindeyiz” açıklamasını yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise vize işlemlerinin rutin olduğunu ve her başvurunun bireysel olarak değerlendirildiğini belirtti. Ancak Rubio’nun çıkışı, konunun Biden yönetimi için de hassas olduğunu gösteriyor. IRGC, ABD tarafından terörist örgüt olarak listelenen tek devlet kurumu. Bu nedenle IRGC bağlantılı kişilerin ABD’ye girişi yasaklanabiliyor. İran Dünya Kupası kadrosunda yer alan bazı oyuncu ve personelin IRGC ile bağlantılı olduğu iddia ediliyor. İranlı yetkililer ise bu iddiaları reddediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Vize krizi, İran-ABD arasındaki gerginliğin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. İki ülke arasında nükleer anlaşma müzakereleri çıkmaza girmiş durumda. ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları sürüyor. Dünya Kupası gibi küresel bir etkinlikte yaşanan bu tür bir diplomatik anlaşmazlık, sporun siyasetten bağımsız kalamayacağını bir kez daha gösteriyor. Qatar’ın ev sahipliği yaptığı turnuva, Orta Doğu’nun jeopolitik dengeleri açısından da önem taşıyor. İran, Dünya Kupası’nı bölgesel nüfuzunu artırmak için bir fırsat olarak görüyor. Ancak ABD ile yaşanan bu kriz, İran’ın uluslararası alanda karşılaştığı zorlukları da ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran’ın en önemli bölgesel ortaklarından biri olarak, bu gelişmeyi yakından takip ediyor. Vize krizi, iki ülke arasındaki ticari ve kültürel ilişkileri doğrudan etkilemese de, Ankara’nın Tahran ile olan diplomatik angajmanını zorlaştırabilir. Türkiye, İran’a yönelik ABD yaptırımlarına karşı çıkarken, aynı zamanda NATO üyesi olarak Washington’la uyum içinde hareket etmeye çalışıyor. Dünya Kupası’nda yaşanan bu tür bir kriz, Türkiye’nin İran’la olan ilişkilerinde denge politikasını sürdürmesini gerektirebilir. Ayrıca, benzer bir vize sorununun Türk vatandaşları için de yaşanabileceği ihtimali, dış politika yapıcıları tarafından dikkate alınmalıdır.