İran Merkez Bankası Başkanı Mohammad Reza Farzin, para politikası ve mali işbirliğini derinleştirmek amacıyla Moskova'ya bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret, iki ülke arasında son yıllarda artan ekonomik ve ticari ilişkilerin yanı sıra, Batı yaptırımlarına karşı ortak stratejiler geliştirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Farzin, Rus mevkidaşı Elvira Nabiullina ve diğer üst düzey yetkililerle bir araya gelerek, ikili ticarette yerel para birimlerinin kullanımını artırmak, SWIFT benzeri alternatif ödeme sistemleri kurmak ve bankacılık alanında teknik işbirliğini geliştirmek konularını masaya yatırdı.
Gelişmenin Arka Planı
İran ve Rusya, son yıllarda ABD ve Avrupa Birliği'nin uyguladığı ekonomik yaptırımlar nedeniyle benzer zorluklarla karşı karşıya. Her iki ülke de uluslararası finansal sisteme erişimde kısıtlamalarla boğuşuyor ve bu durum, ticaretlerini sürdürmek için alternatif yollar aramaya itiyor. İran, Rusya'nın Ukrayna işgali sonrası Batı'nın yaptırımlarına maruz kalmasıyla birlikte, Moskova ile ilişkilerini daha da derinleştirdi. 2022'den bu yana iki ülke arasında bir dizi anlaşma imzalandı; bunlar arasında enerji, tarım, sanayi ve lojistik alanlarındaki işbirlikleri öne çıkıyor.
Farzin'in ziyareti, geçen yıl imzalanan 300 milyar dolarlık ticaret hedefini gerçekleştirmeye yönelik adımlardan biri. İran ve Rusya, hâlihazırda rial-ruble kuru üzerinden ticaret yapmak için bir mekanizma geliştirmiş durumda. Ancak iki ülke arasındaki bankacılık altyapısının zayıflığı ve yaptırımların yarattığı engeller, bu sistemin tam işlerlik kazanmasını geciktiriyor. Moskova'da yapılan görüşmelerde, bu sorunların aşılması için ortak bir ödeme sistemi kurulması ve merkez bankaları arasında doğrudan takas anlaşmaları yapılması üzerinde durulduğu belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran-Rusya para işbirliği, sadece ikili ilişkileri değil, aynı zamanda küresel finansal sistemdeki değişimleri de yansıtıyor. Özellikle BRICS ülkeleri (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) ve diğer gelişmekte olan ekonomiler, doların egemenliğine alternatif arayışlarını sürdürüyor. İran ve Rusya'nın bu yöndeki adımları, Çin'in dijital yuanı ve Hindistan'ın rupi takas mekanizmalarıyla birlikte, çok kutuplu bir para sistemine geçişin habercisi olarak yorumlanıyor.
Ancak, bu işbirliğinin önünde ciddi engeller bulunuyor. İran ve Rusya'nın ekonomileri yaptırımlar altında ciddi şekilde daralmış durumda; her iki ülke de yüksek enflasyon ve döviz kuru istikrarsızlığıyla mücadele ediyor. Ayrıca, yerel para birimlerinin uluslararası ticarette kullanımı, güven eksikliği ve likidite sorunları nedeniyle sınırlı kalıyor. Uzmanlar, iki ülkenin ortak bir ödeme sistemi kurmasının, ancak diğer ülkelerin de katılımıyla anlamlı olabileceğini vurguluyor. Bu noktada, İran ve Rusya'nın Çin ve Hindistan gibi ülkeleri de sürece dahil etmeye çalıştıkları ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ve Rusya ile hem ticari hem de enerji alanında derin bağlara sahip. Bu iki ülkenin para politikasında yakınlaşması, Türkiye'nin de benzer arayışlarına (yerel para birimleriyle ticaret) yeni bir zemin yaratabilir. Ancak, Türkiye'nin NATO üyesi bir ülke olarak Batı ittifakından kopmaması, böyle bir oluşumun içinde net bir pozisyon almasını zorlaştırıyor. Ankara, hem Rusya hem de İran'la ticaretini artırmak isterken, aynı zamanda Batı yaptırımlarına uyum konusunda denge kurmak durumunda. Bu gelişme, Türkiye'nin alternatif ödeme sistemlerine yönelik ilgisini artırabilir; ancak Türkiye'nin asıl hedefi, kendi ihracatçıları için sürdürülebilir ve yaptırım riski taşımayan bir mekanizma geliştirmek olacaktır.