İran Meclisi Milli Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu, Salı günü yaptığı açıklamada, İran ile ABD arasında imzalanan Mutabakat Zaptı'nın (MOU) artık geçerli olmadığını duyurdu. Komisyon üyesi Fada Hossein Maleki’nin aktardığına göre, Tahran yönetimi Washington’un anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve bu nedenle mutabakatın hükümsüz kaldığını belirtti. Karar, İran’ın nükleer programı ve bölgesel politikaları bağlamında ABD ile yaşanan gerilimin yeni bir boyut kazandığına işaret ediyor.
Gelişmenin Arka Planı: Mutabakat Zaptı ve Kapsamı
Mutabakat Zaptı, İran ve ABD arasında nükleer anlaşma müzakereleri ve bölgesel istikrar konularında bir çerçeve oluşturmak amacıyla 2023 yılında imzalanmıştı. Belge, tarafların karşılıklı güven inşası ve diyalog kanallarını açık tutma niyetini yansıtıyordu. Ancak İranlı yetkililer, ABD’nin anlaşma şartlarını ihlal ettiğini, özellikle yaptırımların hafifletilmesi ve İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması konusunda taahhütlerini yerine getirmediğini öne sürüyor. Komisyonun bu kararı, İran’ın ABD ile dolaylı müzakereleri askıya alma ve nükleer faaliyetlerini hızlandırma sinyali olarak yorumlanabilir. Maleki, “ABD anlaşmaya sadık kalmadığı sürece MOU’nun bir anlamı kalmamıştır” ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Gerilimin Yansımaları
Bu gelişme, Ortadoğu’daki jeopolitik dengeleri etkileme potansiyeline sahip. İran’ın mutabakatı geçersiz sayması, ABD’nin bölgedeki müttefikleri olan İsrail ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerini daha da karmaşık hale getirebilir. Ayrıca, İran’ın nükleer programının denetimi konusunda Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile yaşanan anlaşmazlıkların derinleşmesi bekleniyor. Uzmanlar, bu kararın İran’ın uranyum zenginleştirme seviyesini artırmasına ve UAEA denetimlerini kısıtlamasına yol açabileceğini belirtiyor. ABD’nin ise yaptırımları sıkılaştırarak veya diplomatik yollarla yanıt vermesi muhtemel. Öte yandan, Rusya ve Çin’in İran’a destek verdiği bir ortamda, Batı ile Tahran arasındaki uçurumun daha da genişlemesi söz konusu olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile komşu bir ülke olarak bu gelişmelerden doğrudan etkilenebilir. İran-ABD geriliminin tırmanması, Türkiye’nin enerji güvenliği ve bölgesel istikrar çıkarları açısından risk oluşturuyor. Türkiye, İran’dan doğal gaz ithal ederken, ABD yaptırımlarına uyum konusunda hassas bir denge yürütmek zorunda. Ayrıca, İran’ın nükleer programı ve bölgesel politikaları, Türkiye’nin Suriye ve Irak’taki güvenlik kaygılarıyla yakından ilişkili. Ankara, diplomatik çözüm yollarını desteklemeye devam ederken, olası bir kriz durumunda kendi sınır güvenliğini sağlamak için tedbirler alabilir. Bu bağlamda, Türkiye’nin hem ABD hem de İran ile diyalog kanallarını açık tutması stratejik önem taşıyor.