İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD'nin Yemen'deki son saldırılarına ve İsrail'in Lübnan'daki ihlallerine sert tepki gösterdi. Galibaf, Tahran'da düzenlenen bir basın toplantısında yaptığı açıklamada, ABD'nin Yemen'e yönelik hava saldırılarının bölgesel istikrarı tehdit ettiğini belirtti. Galibaf, “Amerika Birleşik Devletleri, Yemen'deki masum sivilleri hedef alarak uluslararası hukuku ve insani değerleri hiçe saymaktadır” ifadelerini kullandı. Ayrıca, İsrail'in Lübnan'da artan ihlallerine dikkat çeken Galibaf, bu eylemlerin bölgede yeni bir çatışma dalgasına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Yemen ve Lübnan'da tırmanan gerilim
ABD'nin Yemen'deki hava saldırıları, Husilere yönelik askeri hedeflerin vurulması amacıyla son haftalarda yoğunlaştı. Saldırılarda sivil kayıpların yaşandığı bildirilirken, uluslararası toplumdan tepkiler gelmeye devam ediyor. İran, uzun süredir Husilere destek vermekle suçlanıyor ve Tahran bu iddiaları reddediyor. Galibaf, “Yemen halkı kendi kaderini tayin etme hakkına sahiptir ve dış müdahaleler bu hakkı ihlal etmektedir” dedi.
Öte yandan, İsrail'in Lübnan'da ihlal ettiği iddia edilen hava sahası ve deniz sınırları, iki ülke arasında gerginliği artırıyor. İsrail ordusu, Hizbullah'ın faaliyetlerine karşı önlem aldığını savunurken, Lübnan hükümeti bu eylemlerin egemenlik ihlali olduğunu belirtiyor. Galibaf, İsrail'in Lübnan'daki “provokatif” eylemlerini kınayarak, bölgedeki tüm tarafları itidal çağrısında bulundu.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İran'ın bu açıklamaları, bölgede ABD ve İsrail'e karşı birleşik bir duruş sergileme çabası olarak yorumlanıyor. Tahran, Yemen'deki Husilerle ve Lübnan'daki Hizbullah'la yakın bağlarını sürdürüyor. ABD'nin Yemen saldırıları, İran'ın nükleer müzakerelerdeki tutumunu da etkileyebilir. Galibaf, ABD yaptırımlarının ve askeri müdahalelerinin bölgesel barışı baltaladığını savundu. “ABD, Orta Doğu'da istikrarsızlık yaratarak kendi çıkarlarını korumaya çalışıyor, ancak bu politikalar geri tepecektir” dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişmeler, Türkiye'nin yakından izlediği iki kritik bölgeyi ilgilendiriyor. Yemen ve Lübnan'daki gerilim, Doğu Akdeniz ve Kızıldeniz'deki deniz güvenliğini etkileyebilir. Türkiye, İran ve Suudi Arabistan arasındaki rekabetten kaynaklanan bölgesel kutuplaşmanın ortasında denge politikası izliyor. Ayrıca, Lübnan'daki istikrarsızlık Türkiye'yi de doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye'nin bu krizlerde arabuluculuk rolü oynama potansiyeli bulunuyor. Öte yandan, ABD'nin Yemen saldırıları, Kızıldeniz'de ticaret yollarını tehdit edebilir ve Türkiye'nin enerji ithalatını etkileyebilir.