İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, Perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in Ortadoğu'da devam eden savaşta 'ezici bir darbe' aldığını ilan etti. Bu açıklama, İran hükümetinin çatışmayı sona erdirme müzakerelerinde 'somut bir ilerleme kaydedilmediğini' duyurmasının hemen ardından geldi. Hamaney'in sözleri, İran liderliğinin askeri ve diplomatik cephelerde sergilediği ikili tutumu yansıtıyor.
Hamaney'in Açıklamaları ve Savaşın Gidişatı
İran medyasına göre Hamaney, 'Düşmanlarımız, özellikle Amerika ve Siyonist rejim, Ortadoğu savaş sahasında ağır bir yenilgiye uğradılar. Bu, İslam ümmeti için tarihi bir zaferdir.' ifadelerini kullandı. Liderin bu sözleri, İran destekli grupların İsrail ve ABD hedeflerine yönelik son saldırıları bağlamında değerlendiriliyor. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Nasser Kanaani, müzakerelerin 'henüz tatmin edici bir noktaya ulaşmadığını' kabul ederek, Hamaney'in iyimserliği ile hükümetin gerçekçiliği arasındaki tezatı netleştirdi.
Uzmanlar, Tahran'ın bir yandan askeri caydırıcılık söylemini sürdürürken, diğer yandan diplomasi kapısını açık tuttuğunu belirtiyor. Özellikle İsrail'in Gazze'deki operasyonları ve Lübnan'daki Hizbullah çatışmalarının tırmandığı bir dönemde, İran'ın bölgedeki vekil güçler aracılığıyla etki alanını genişletmeye çalıştığı görülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hamaney'in bu açıklaması, İran'ın nükleer programına ilişkin uluslararası müzakerelerin de durma noktasına geldiği bir zamana denk geldi. ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, Tahran'a yönelik yaptırımları sıkılaştırırken, İsrail ise İran'ın bölgedeki askeri varlığına karşı 'önleyici saldırı' tehdidini yineliyor. Rusya ve Çin'in İran'a verdikleri diplomatik destek, Batı ile Doğu arasındaki jeopolitik ayrışmayı derinleştiriyor.
Hamas'ın 7 Ekim saldırılarından bu yana süren savaş, İran için hem bir fırsat hem de risk oluşturuyor. Tahran, İsrail'e karşı 'direniş eksenini' güçlendirirken, doğrudan bir çatışmaya girmekten kaçınıyor. Ancak ABD'nin bölgeye ek askeri yığınak yapması ve Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere saldırıları, gerilimi daha da tırmandırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran-ABD-İsrail arasındaki bu gerginlik, Türkiye'yi doğrudan etkileme potansiyeline sahip. Ankara, bir yandan İran'la enerji ve ticaret ilişkilerini sürdürüyor, diğer yandan NATO müttefiki olarak ABD ve İsrail'le dengeli bir diplomasi yürütüyor. Türkiye, İran'ın nükleer programına karşı çıkarken, bölgesel krizde arabuluculuk rolü üstlenmeye çalışıyor. Hamaney'in 'ezici darbe' söylemi, Türkiye'nin istikrar arayışını zorlaştırabilir. Özellikle İran destekli grupların kuzey Suriye ve Irak'ta faaliyetleri, Türk güvenlik çıkarlarını tehdit ediyor. Ankara, Tahran'la iş birliği yaparken, aşırı gerilimin kendi sınırlarına sıçramasını engellemek için dikkatli bir politika izlemek zorunda.