Lübnan'da tırmanan çatışmalarda Hizbullah, ABD'nin ateşkes girişimini reddederken, İsrail ordusu saldırılarını sürdürüyor. ABD Başkanı Joe Biden'ın özel temsilcisi Amos Hochstein'ın hafta sonu Beyrut'ta yaptığı görüşmelerin ardından duyurulan ateşkes planı, Hizbullah tarafından 'şartların kabul edilemez olduğu' gerekçesiyle geri çevrildi. İsrail ise güney Lübnan'daki Hizbullah mevzilerine yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı. Çatışmaların başladığı 8 Ekim 2023'ten bu yana Lübnan'da 200'den fazla kişi hayatını kaybetti, on binlerce kişi yerinden oldu.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, İsrail ile Hizbullah arasında geçici bir ateşkes için müzakerelerin devam ettiğini belirtmişti. Hochstein'ın önerdiği plan, İsrail'in sınırdan çekilmesi ve Hizbullah'ın Litani Nehri'nin kuzeyine çekilmesini öngörüyordu. Ancak Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı Naim Kasım, yaptığı yazılı açıklamada, 'İsrail'in saldırıları durmadığı sürece herhangi bir ateşkes mümkün değildir. ABD'nin planı, Gazze'deki soykırımı unutturmaya yönelik bir oyundur' ifadelerini kullandı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise ABD planına rağmen operasyonların devam edeceğini duyurdu. Netanyahu, 'Hizbullah'ın tehdidini tamamen ortadan kaldırana kadar durmayacağız. Kuzeydeki yerleşimcilerin güvenli bir şekilde evlerine dönmesini sağlamak zorundayız' dedi. İsrail ordusu, son 24 saat içinde 100'den fazla hedefi vurduğunu, aralarında Hizbullah'ın roket rampaları ve komuta merkezlerinin de bulunduğunu açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çatışmaların bölgesel yansımaları büyük. İran destekli Hizbullah'ın ateşkesi reddetmesi, Tahran'ın bölgedeki nüfuzunu koruma çabası olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, Hizbullah'ın pozisyonunun aynı zamanda Gazze'deki Hamas'la dayanışma mesajı taşıdığını belirtiyor. Öte yandan, Fransa ve Birleşmiş Milletler de geçici bir ateşkes çağrısı yaparken, ABD'nin İsrail'e askeri desteği devam ediyor. Pentagon, İsrail'e ek mühimmat sevkiyatı için Kongre'ye başvurdu. Bu durum, ABD'nin bölgedeki dengeleme politikasının sorgulanmasına neden oluyor.
Enerji piyasaları da gelişmelerden etkileniyor. Doğu Akdeniz'deki gerilim, doğal gaz fiyatlarını yukarı çekiyor. İsrail'in Leviathan sahasından çıkan gazın Mısır'a ihracatı, çatışmalar nedeniyle kesintiye uğradı. Analistler, çatışmanın daha da büyümesi halinde küresel enerji arzında ciddi aksamalar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Lübnan'daki çatışmaların tırmanması, Türkiye'nin bölgesel istikrar için verdiği çabaları zorlaştırıyor. Türkiye, hem İsrail hem de Hizbullah'a yakın olmayan bir tutum sergilerken, çatışma bölgesinde yaşayan Türk vatandaşlarının güvenliği endişe yaratıyor. Ayrıca, Suriye sınırına yakın bölgelerde olası bir göç dalgası, Türkiye'nin zaten yüklü olan mülteci politikasını daha da karmaşık hale getirebilir. Ankara'nın, hem diplomatik inisiyatifleri hem de insani yardımları sürdürerek bölgede dengeleyici bir rol oynaması bekleniyor.