İran ile ABD arasındaki artan gerilim, Merkez Bankası'nın (Bank) nicel sıkılaştırma (QT) programını ciddi bir sınavla karşı karşıya bıraktı. Önceki krizlerden farklı olarak, bu kez Bank tahvil satışlarına devam etti, ancak bu durum piyasalarda yeniden düşünme çağrılarını artırdı. Jeopolitik risklerin tırmandığı bir dönemde, Bank'ın bilanço küçültme stratejisi hem iç hem de uluslararası yatırımcılar arasında endişeye yol açıyor.
Gelişmenin Arka Planı: QT ve İran Krizi
Merkez Bankası, pandemi sonrası enflasyonla mücadele kapsamında uyguladığı QT programıyla piyasaya sürdüğü likiditeyi çekiyor. Ancak İran krizi, petrol fiyatlarında ani yükselişe ve güvenli liman talebine neden oldu. Bank'ın tahvil satışlarını sürdürmesi, getirileri yukarı iterek finansal koşulları sıkılaştırıyor. Öte yandan, önceki krizlerde Bank genellikle satışları durdurur veya yavaşlatırdı; bu kez farklı bir politika izleniyor. Bu durum, özellikle gelişen piyasalarda baskı yaratıyor ve TL varlıklarına olan güveni sarsıyor.
Uzmanlar, İran kaynaklı bir petrol şoku durumunda cari açığın derinleşebileceğini ve enflasyon beklentilerinin bozulabileceğini belirtiyor. Bank'ın faiz artırımına gitmemesi, QT'nin tek başına yeterli olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor. Ayrıca, hükümetin talepleriyle Bank'ın bağımsızlığı arasındaki hassas denge, bu krizle birlikte daha görünür hale geldi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Enerji Piyasaları ve Yatırımcı Güveni
İran krizi sadece Türkiye'yi değil, tüm bölgeyi etkiliyor. Körfez ülkeleri ve Rusya gibi petrol ihracatçıları yükselen fiyatlardan faydalanırken, Türkiye gibi ithalatçılar olumsuz etkileniyor. ABD'li yatırımcılar, Türkiye'nin risk primindeki artış nedeniyle temkinli davranıyor. Öte yandan, Bank'ın QT politikası, küresel merkez bankalarının faiz indirim döngüsüne hazırlandığı bir döneme denk geliyor. Bu uyumsuzluk, Türkiye'yi diğer gelişen piyasalara kıyasla dezavantajlı konuma getirebilir.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları, İran faktörünü değerlendirirken Türkiye'nin dış kırılganlığını not ediyor. Eğer gerilim daha da tırmanırsa, Bank'ın elindeki araçların sınırlı olduğu görülecektir. Bu nedenle, birçok ekonomist İran krizi süresince QT'nin geçici olarak durdurulması veya esnetilmesi gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran krizinden en fazla etkilenen ülkeler arasında. Enerji ithalatının büyük bölümünü İran ve bölge ülkelerinden yapan Türkiye, petrol fiyatlarındaki artışla cari açığı büyüyecek. Bu durum, TL'nin değer kaybını hızlandırabilir ve enflasyonu körükleyebilir. Bank'ın QT politikasını sürdürmesi, kısa vadede faizleri yükselterek TL'yi desteklemeye çalışsa da, İran kaynaklı jeopolitik riskler yatırımcı güvenini zedeliyor. Türkiye'nin, İran ile ABD arasında denge politikası izlemeye çalışması, ekonomik istikrar açısından kritik öneme sahip. Ayrıca, bu kriz Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve dış politika bağımsızlığı arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gösteriyor.