İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın kritik altyapısına yönelik saldırı tehdidine sert bir yanıt vererek, Tahran yönetiminin ulaştırma, enerji ve su şebekeleri gibi hayati tesislere yapılacak her türlü saldırıya karşı ‘direneceğini’ ilan etti. Pezeşkiyan, bu tehditlerin Washington’un ‘çaresizlik’ içinde olduğunu gösterdiğini ifade etti. İki ülke arasında son dönemde tırmanan gerilim, bölgesel dengeleri altüst etme potansiyeli taşıyor.
Gelişmenin arka planı
Trump yönetimi, İran’ın nükleer faaliyetleri ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla yürüttüğü askeri operasyonlar nedeniyle Tahran’a yönelik baskıyı artırmıştı. ABD Başkanı, geçtiğimiz haftalarda yaptığı bir açıklamada, İran’ın askeri ve ekonomik altyapısını hedef alan ‘eşi benzeri görülmemiş’ bir saldırı seçeneğini masada tuttuklarını ima etmişti. Buna karşılık Pezeşkiyan, dün yaptığı basın toplantısında, ‘İran halkı, ülkesine yönelik herhangi bir saldırıya karşı onurlu bir şekilde direnecektir. Bu tehditler, ABD’nin zayıflığının ve bölgede artan yalnızlığının bir göstergesidir.’ dedi.
Pezeşkiyan’ın açıklamaları, İran’ın kritik altyapısını korumak için savunma harcamalarını artıracağı ve askeri tatbikatlar düzenleyeceği yönündeki haberlerin ardından geldi. Uzmanlar, İran’ın özellikle elektrik şebekesi ve internet altyapısı gibi sivil hedeflerin yanı sıra, nükleer tesisler ve askeri üsler gibi stratejik noktaları da kapsayan bir direnç stratejisi geliştirdiğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran gerginliği, Körfez ülkeleri başta olmak üzere tüm Ortadoğu’yu etkiliyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Trump’ın tehditlerine temkinli yaklaşırken, Yemen’deki Husiler gibi İran’a yakın gruplar, ABD ve müttefiklerine karşı misilleme yapabileceklerini sinyalini verdi. Enerji piyasalarında ise olası bir çatışma, petrol fiyatlarının yükselmesine yol açıyor. Küresel düzeyde, Çin ve Rusya, İran’a diplomatik destek mesajları gönderirken, Avrupa Birliği tarafları itidale çağırıyor.
Uzmanlar, İran’ın kritik altyapısına yönelik bir saldırının sadece bölgesel bir savaşı tetiklemekle kalmayıp, küresel enerji arzını da ciddi şekilde kesintiye uğratabileceği uyarısında bulunuyor. İran, dünya petrol rezervlerinin yaklaşık %9’una sahip ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan petrol sevkiyatının yaklaşık %20’sini kontrol ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ve ABD arasında artan gerilimde stratejik bir konumda bulunuyor. İran’a yönelik olası bir askeri operasyon, Türkiye’nin güneydoğu sınırlarında istikrarsızlık yaratabilir. Ayrıca Türkiye enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran doğal gazı ve petrolüyle karşılıyor. Trump’ın tehditleri ve İran’ın direnme söylemi, enerji arzında kesinti riskini artırarak Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyebilir. Diplomatik açıdan bakıldığında, Türkiye’nin hem ABD ile ittifak ilişkileri hem de İran ile sınır komşuluğu ve ekonomik bağları, Ankara’yı denge politikası izlemeye zorluyor. Bu gelişme, Türkiye’nin bölgesel arabuluculuk rolünü ve enerji güvenliğini tehdit ediyor.