İran, 1 Ekim 2023 akşam saatlerinde İsrail'e yönelik geniş çaplı bir füze saldırısı başlattı. İsrail ordusu, İran'dan yüzlerce füzenin fırlatıldığını ve ülke genelinde hava saldırısı sirenlerinin çaldığını duyurdu. Saldırı, İsrail'in Lübnan'ın başkenti Beyrut'a düzenlediği ve Hizbullah liderlerini hedef alan hava saldırısının hemen ardından geldi. Görgü tanıklarının sosyal medyada paylaştığı videolarda, İsrail semalarında çok sayıda füzenin izi görülüyor. İsrail'in Demir Kubbe hava savunma sisteminin devreye girdiği, bazı füzelerin havada imha edildiği bildiriliyor. Şu ana kadar can kaybına ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, İsrail yönetimi olağanüstü güvenlik toplantısına başladı.
Arka Plan: Beyrut'taki Saldırı ve Gerilimin Tırmanması
İsrail ordusu, 30 Ekim'de Beyrut'un güney banliyölerinde bir binayı hedef alan hava saldırısı düzenlemişti. Saldırıda, Hizbullah'ın üst düzey komutanlarından birinin öldürüldüğü iddia edilmişti. İsrail, saldırının İran destekli Hizbullah'ın son dönemde artan saldırılarına yanıt olarak gerçekleştirildiğini açıklamıştı. Hizbullah ise bu saldırıya misilleme yapacağını duyurmuştu. Ancak doğrudan İran'ın devreye girmesi, çatışmayı yeni bir boyuta taşıdı. İran Devrim Muhafızları, yaptığı açıklamada saldırının İsrail'in 'terör eylemlerine' karşılık olduğunu ve 'meşru müdafaa' kapsamında gerçekleştirildiğini belirtti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, güvenlik kabinesiyle acil toplantı yaparken, ülke genelinde olağanüstü hal ilan edildiği bildiriliyor.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
İran'ın İsrail'e doğrudan füze saldırısı, Ortadoğu'da savaş riskini tarihin en yüksek seviyelerinden birine çıkardı. ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail'e destek mesajı yayımlarken, bölgedeki askeri varlığını artırdığını duyurdu. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, tarafları itidal çağrısında bulundu. Rusya ve Çin ise gerilimin düşürülmesi çağrısı yaptı. BM Güvenlik Konseyi'nin acil toplantıya çağrılması bekleniyor. Uzmanlar, İran'ın bu hamlesinin 1979 İslam Devrimi'nden bu yana İsrail'e yönelik en büyük doğrudan saldırı olduğunu vurguluyor. Ayrıca, İran'ın nükleer programına ilişkin endişelerin arttığı bir dönemde böyle bir adım atması, uluslararası toplumda endişe yarattı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran-İsrail arasındaki bu doğrudan çatışma, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika dengelerini doğrudan etkilemektedir. Türkiye, Ortadoğu'da istikrarın bozulmasından en çok etkilenecek ülkelerden biridir. Özellikle Suriye ve Irak'ta varlık gösteren İran destekli grupların bu gerilimden etkilenmesi, Türkiye'nin sınır güvenliği açısından risk oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'nin enerji ihtiyacının önemli bir kısmını karşıladığı Körfez ve Orta Doğu petrollerinin akışı tehdit altına girebilir. Türkiye, uzun süredir bölgesel diyaloğu teşvik eden bir politika izlerken, bu tür bir tırmanma Ankara'yı arabuluculuk veya denge politikası açısından daha zor bir konuma getirebilir. Türk Dışişleri Bakanlığı'nın henüz resmi bir açıklama yapmamış olması, muhtemelen gelişmeleri yakından izlediğini göstermektedir.