İran, İngiltere'nin Tahran Büyükelçisi Hugo Shorter'ı Perşembe günü Dışişleri Bakanlığı'na çağırarak, Londra'nın Tahran'ı ABD güçlerinin kullandığı RAF Fairford askeri üssüne yönelik sözde bir sabotaj planıyla ilişkilendiren suçlamalarını protesto etti. İran devlet televizyonu IRIB'in aktardığına göre, Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşlerden Sorumlu Yardımcısı, görüşmede İngiliz tarafına söz konusu iddiaların asılsız olduğunu ve kabul edilemez olduğunu iletti.
İddiaların Arka Planı ve Diplomatik Protesto
İran'ın bu adımı, İngiliz basınında ve yetkilileri tarafından dile getirilen, İran'ın Birleşik Krallık'taki RAF Fairford üssüne yönelik bir sabotaj eylemi planladığı yönündeki suçlamalara yanıt olarak geldi. RAF Fairford, Gloucestershire'da bulunan ve özellikle ABD Hava Kuvvetleri'nin stratejik bombardıman uçakları ile keşif uçaklarına ev sahipliği yapan kritik bir NATO altyapısı olarak biliniyor. İran, bu tür suçlamaları reddederek, İngiltere'yi İran karşıtı bir kampanya yürütmekle ve bölgesel istikrarı bozmakla suçladı.
Görüşmede İranlı diplomat, İngiltere'nin iddialarının hiçbir somut kanıta dayanmadığını ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı. İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Bu tür mesnetsiz suçlamalar, İngiltere'nin İran'a yönelik düşmanca politikalarının bir parçasıdır ve kabul edilemez" denildi. İngiliz tarafı ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Olay, İngiltere ile İran arasında son aylarda artan gerilimin bir yeni halkası olarak değerlendiriliyor. İngiltere, daha önce İran'ı bölgedeki vekil gruplar aracılığıyla saldırılar düzenlemekle suçlamış, İran ise bu suçlamaları reddetmişti. RAF Fairford'a yönelik iddialar, İngiltere'nin İran'a yönelik istihbarat paylaşımını ve savunma işbirliğini artırdığı bir dönemde ortaya çıktı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
RAF Fairford, ABD ve NATO operasyonları için stratejik bir merkez olma özelliği taşıyor. Son yıllarda ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığını destekleyen uçuşlar bu üsten gerçekleştiriliyor. İran'ın bu üsse yönelik bir eylem planladığı iddiası, Tahran'ın Batı'ya yönelik algılanan tehdit algısını ve olası misilleme kapasitesini gündeme getiriyor. Uzmanlar, bu tür suçlamaların İran ile Batı arasındaki nükleer müzakereleri ve bölgesel güvenlik dengelerini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
İngiltere'nin İran'a yönelik suçlamaları, ABD'nin İran karşıtı azami baskı politikasıyla paralellik gösteriyor. İran ise son dönemde İngiltere, Fransa ve Almanya ile yürüttüğü nükleer anlaşma görüşmelerinde Avrupa tarafını samimiyetsizlikle suçluyor. Bu son diplomatik kriz, İran'ın Batı ile ilişkilerinde yeni bir soğukluk dönemine işaret ediyor.
RUAF Fairford'daki olası bir sabotaj girişimi iddiası, İngiltere'nin iç güvenlik ve istihbarat birimlerini de harekete geçirmiş durumda. İngiliz yetkililer, üs çevresinde güvenlik önlemlerini artırdıklarını ancak somut bir tehdit tespit edilmediğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile İngiltere arasındaki bu diplomatik gerilimi yakından takip ediyor. Türkiye, komşusu İran ile Batı arasındaki artan gerginlikten doğrudan etkilenebilecek konumda. Olası bir askeri tırmanma, Türkiye'nin güvenliği ve bölgesel istikrar açısından risk oluşturuyor. Ayrıca Türkiye, İngiltere ile savunma sanayii işbirliğini sürdürürken, İran ile de ekonomik ve siyasi ilişkilerini dengede tutmaya çalışıyor. Bu tür suçlamalar, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir ve bölgede yeni bir soğuk savaş dinamiklerini tetikleyebilir. Türkiye, taraflara itidal çağrısı yaparak diplomatik kanalların açık tutulmasını savunuyor.