İran, Cumartesi günü ABD ile geçici olarak varılan anlaşmaya iki önemli darbe vurarak, İsrail’in Lübnan’daki saldırılarına tepki olarak Hürmüz Boğazı’nı kapattığını duyurdu. Tahran yönetimi, müzakerecilerinin İsviçre’ye gitmekte olduğunu ancak orada kayda değer bir ilerleme beklenmediğini açıkladı. Bu gelişmeler, uluslararası petrol piyasalarında paniğe yol açarken, küresel enerji güvenliğine ilişkin endişeleri de yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin arka planı
İran Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın askeri ve ticari geçişlere kapatıldığı belirtildi. Kararın, İsrail’in Lübnan’daki Hizbullah hedeflerine yönelik son saldırılarına misilleme olarak alındığı ifade edildi. Tahran, İsrail’in bölgedeki eylemlerinin kırmızı çizgilerini aştığını vurguladı.
İran lideri Ali Hamaney’e yakın kaynaklar, boğazın kapatılmasının ABD’ye yönelik bir uyarı niteliği taşıdığını ve İsviçre görüşmelerinde eli güçlendirmeyi amaçladığını belirtiyor. Ancak uzmanlar, bu adımın İran’ın nükleer müzakerelerdeki tavrını sertleştirdiğini ve uluslararası toplumda tepki çekebileceğini ifade ediyor.
Petrol piyasaları, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından Brent petrolün varil fiyatında yüzde 3’ün üzerinde bir artış kaydederek 85 dolara ulaştı. Boğaz, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birine ev sahipliği yapıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, Basra Körfezi ülkeleri için doğrudan bir tehdit oluşturuyor. Suudi Arabistan, BAE ve Kuveyt gibi büyük petrol ihracatçıları, alternatif nakliye rotaları arayışına girerken, ABD ve müttefikleri bölgeye savaş gemileri konuşlandırmayı değerlendiriyor.
İsviçre’de yapılması planlanan görüşmeler, bu gelişmeyle birlikte daha da karmaşık bir hal aldı. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, İran’ın müzakere masasına samimi bir tutumla gelmesi gerektiği vurgulandı. Uzmanlar, Tahran’ın bu hamlesinin görüşmeleri başlamadan bitirebileceği uyarısında bulunuyor.
Çin ve Rusya gibi büyük güçler, krize diplomatik çözüm bulunması çağrısı yaparken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin acil toplantı talepleri gündeme geldi. Bölgesel gerginlik, hem enerji güvenliğini hem de deniz ticaretini tehdit ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal ettiği için Hürmüz Boğazı’nın kapanması doğrudan etkiler yaratabilir. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, Türkiye’nin cari açığını artırabilir ve enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz’deki enerji keşifleri ve Türkiye’nin bölgesel güç rolü, Basra Körfezi’ndeki istikrarsızlık nedeniyle daha kritik hale geliyor. Ankara, hem ABD hem İran ile dengeli bir ilişki sürdürmeye çalışırken, bu tür bir tırmanma Türkiye’nin diplomatik çabalarını test edebilir.