İran, Hürmüz Boğazı'nda yeni seyrüsefer hatları belirlemek üzere Umman ile son bir anlaşmaya varmaya yaklaştığını açıkladı ancak Washington'un nükleer müzakereler de dahil bir dizi başka koşulu yerine getirmesi gerektiğini yineledi. İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, 10 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, Umman ile yürütülen müzakerelerde önemli ilerleme kaydedildiğini, ancak nihai metnin ABD'nin tutumuna bağlı olduğunu söyledi. Bölgedeki gerilim, geçen yıl İran'ın uluslararası tankerlere el koyması ve ABD'nin deniz devriyelerini artırmasıyla tırmanmıştı.
Hürmüz Boğazı kritik bir geçiş noktası
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu. İran ve Umman, boğazdaki seyir güvenliğini artırmak amacıyla yeni hatlar belirlemek üzere görüşmeler yürütüyor. İranlı yetkililer, bu hatların uluslararası deniz hukukuna uygun olacağını ve bölgedeki gerilimi azaltabileceğini savunuyor. Ancak İran, Umman ile varılacak anlaşmanın tek başına yeterli olmadığını, ABD'nin yaptırımların kaldırılması ve nükleer anlaşmaya dönüş gibi taleplerini karşılaması gerektiğini vurguluyor. Reuters'ın aktardığına göre, İran Dışişleri Bakanı, "Umman ile anlaşma önemli bir adım, ancak ABD'nin taahhütlerini yerine getirmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Görüşmeler, Körfez bölgesinde deniz güvenliği konusundaki endişelerin arttığı bir dönemde gerçekleşiyor. ABD, Haziran ayından bu yana İran'ın ticari gemilere el koymasına misilleme olarak bölgeye savaş gemileri ve savaş uçakları konuşlandırdı. İran ise, uluslararası tankerlere yönelik tacizlerin ABD'nin kışkırtmasıyla arttığını iddia ediyor. Umman, uzun süredir İran ile Batı arasında arabuluculuk rolü üstleniyor ve bu yeni girişim de bölgesel istikrarı sağlamaya yönelik bir çaba olarak görülüyor.
ABD ile nükleer müzakereler ve yaptırımlar
İran'ın bu açıklamaları, 2015 nükleer anlaşmanın (JCPOA) yeniden canlandırılmasına yönelik müzakerelerin durma noktasında olduğu bir döneme denk geliyor. ABD, 2018'de anlaşmadan tek taraflı çekilmiş ve İran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya başlamıştı. İran ise, anlaşma kapsamındaki nükleer yükümlülüklerini kademeli olarak askıya alarak uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırdı. İranlı yetkililer, ABD'nin yaptırımları kaldırması ve güvence vermesi durumunda nükleer konularda esneklik gösterebileceklerini belirtiyor. Bu kapsamda Hürmüz Boğazı'ndaki seyir güvenliği konusu, İran'ın elindeki bir koz olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, İran'ın Umman ile anlaşmayı öne sürerek ABD'den taviz koparmaya çalıştığı yorumunu yapıyor. Bölgedeki gerilimin yanı sıra, uluslararası piyasalarda petrol fiyatları da bu gelişmelerden etkileniyor. Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ihtimali, petrol fiyatlarında ani yükselişlere neden olabilir. Ancak İran, daha önce bu yöndeki tehditlerini gerçekleştirmemişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri yakından izliyor. Boğazın güvenliği, Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından kritik önem taşıyor; olası bir tıkanma, küresel petrol fiyatlarını artırarak Türkiye ekonomisini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, hem İran hem de Umman ile iyi ilişkilere sahip olması nedeniyle bölgesel deniz güvenliği konularında arabulucu bir rol oynayabilir. Ancak ABD'nin yaptırımları nedeniyle İran ile enerji ticareti sınırlı olan Türkiye, bu süreçte dikkatli bir denge politikası izlemek zorunda. Bu gelişme, Türkiye'nin enerji koridorlarını çeşitlendirme çabalarını da ön plana çıkarıyor.