İran, Lübnan'da İsrail ile Hizbullah arasında varılan ateşkesin sistematik ihlallerini protesto etmek amacıyla stratejik Hürmüz Boğazı'nı geçici olarak kapattı. Orta Doğu haber sitesi Middle East Eye'ın aktardığına göre, Tahran yönetimi, ateşkesin uygulanmasına yönelik uluslararası garantilerin yetersiz kaldığını belirterek bu adımı attı. Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birine ev sahipliği yapan kritik bir su yolu olarak küresel enerji güvenliği açısından hayati önem taşıyor. İran'ın bu hamlesi, petrol fiyatlarında ani yükselişe neden olurken, uluslararası toplumdan sert tepkiler geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Lübnan'da İsrail ile Hizbullah arasında 27 Kasım 2024'te yürürlüğe giren ateşkes, son haftalarda artan ihlallerle sarsılıyor. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü (UNIFIL) raporlarına göre, her iki taraf da karşılıklı saldırılarda bulunuyor. Son olarak, İsrail savaş uçaklarının Beyrut üzerinde alçak uçuşlar yapması ve Hizbullah'ın güney Lübnan'daki mevzilerini güçlendirdiği iddiaları ateşkesin geleceğini tehdit ediyor. İran, uzun süredir Hizbullah'ın en önemli destekçilerinden biri olarak biliniyor. Tahran yönetimi, ateşkes ihlallerini kınayan açıklamalar yaparken, bu kez daha somut bir adım atarak Hürmüz Boğazı'nı kapattı. Boğaz, Basra Körfezi'ndeki İran ve diğer ülkelerin petrol ihracatı için tek deniz yolu konumunda. İran Devrim Muhafızları'nın daha önce de benzer kapatma tehditleri savurduğu, ancak nadiren uygulamaya koyduğu biliniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması, sadece bölgesel değil küresel çapta yankı uyandırdı. Petrol fiyatları varil başına 5 doların üzerinde artışla 85 dolar seviyesine yükseldi. ABD ve Suudi Arabistan başta olmak üzere büyük petrol üreticileri, boğazın açılması için İran'a diplomatik baskı yapıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, bu hamleyi 'uluslararası deniz hukukunun açık ihlali' olarak nitelendirirken, Körfez İşbirliği Konseyi acil toplantıya çağırdı. İran ise, uluslararası toplumun Lübnan ateşkesine yönelik 'endişe verici' sessizliğine tepki gösterdiğini savunuyor. Boğazın kapatılması, aynı zamanda Yemen'deki Husilere verilen İran desteğini de akıllara getiriyor; Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıları küresel tedarik zincirlerini etkilemeye devam ediyor. Boğazın ne kadar süre kapalı kalacağı belirsizliğini korurken, Tahran yönetimi Lübnan’da kalıcı ateşkes için güvence talep ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasından doğrudan etkileniyor. Petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye'nin cari açığını ve enflasyonunu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji denkleminde İran'ın bölgesel hamleleri dikkatle izleniyor. Türkiye, Lübnan'daki istikrarsızlığın kendi güney sınırına yansımasından endişe ederken, İran ile Suriye ve Kafkaslar'da zaman zaman karşı karşıya geliyor. Boğazın kapatılması, Türkiye'yi enerji güvenliği konusunda daha fazla alternatif rota arayışına itebilir; bu bağlamda Orta Koridor girişimi yeniden önem kazanabilir.