İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerin geçişini kolaylaştırmak ve düzenlemek amacıyla özel bir birim oluşturduğunu duyurdu. Middle East Eye'ın aktardığına göre, konsey tarafından yapılan açıklamada, "Hürmüz Boğazı Otoritesi" adı verilen bu yapının, boğazdaki deniz trafiğini daha etkin yönetmek ve uluslararası denizcilik kurallarına uyumu sağlamak için kurulduğu belirtildi.
Gelişmenin arka planı
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yoludur. İran, Basra Körfezi'ndeki adaları ve kıyı şeridi nedeniyle boğaz üzerinde önemli bir kontrole sahiptir. Son yıllarda İran ile ABD ve müttefikleri arasında yaşanan gerginlikler, boğazın güvenliğini sık sık gündeme getirdi. 2019'da İran'a yönelik yaptırımların artmasıyla birlikte, İran Devrim Muhafızları'nın boğazda ticari gemilere müdahale ettiği olaylar yaşanmıştı.
Yeni kurulan otoritenin, bu tür olayların önüne geçmek ve gemilere güvenli geçiş sağlamak için bir dizi düzenleme yapacağı bildiriliyor. İranlı yetkililer, bu adımın uluslararası deniz hukukuna uygun olduğunu ve bölgesel istikrara katkı sağlayacağını vurguluyor. Ancak analistler, İran'ın bu hamlesinin fiilen boğazdaki kontrolünü artıracağını ve potansiyel olarak yeni diplomatik sürtüşmelere yol açabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı'nın güvenliği, başta Körfez ülkeleri, Çin, Japonya ve Güney Kore olmak üzere birçok ülkenin enerji güvenliği için kritik öneme sahiptir. ABD Beşinci Filosu, bölgede serbest seyrüseferi sağlamak amacıyla düzenli devriye geziyor. İran'ın yeni otorite hamlesi, Washington ve müttefikleri tarafından dikkatle izleniyor.
Uzmanlar, İran'ın bu girişiminin özellikle son dönemde İsrail ile yaşanan gerginliklerin ardından geldiğine dikkat çekiyor. Nisan ayında İran'ın İsrail'e yönelik insansız hava aracı ve füze saldırısı, bölgede tansiyonu yükseltmişti. Bu bağlamda, Tahran'ın boğazdaki varlığını kurumsallaştırmak isteyebileceği yorumu yapılıyor.
Öte yandan, İran'ın geçmişte boğazı kapatma tehditleri de hatırlanıyor. 2018'de ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından İranlı yetkililer, gerektiğinde Hürmüz'ü kapatabilecekleri sinyalini vermişti. Yeni otoritenin bu tür tehditleri resmileştirme riski taşıyıp taşımadığı ise belirsiz.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal eden bir ülke olarak Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine doğrudan bağımlıdır. Özellikle Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ve Basra Körfezi'nden gelen petrol akışı, Türkiye için hayati öneme sahiptir. İran'ın boğazda daha fazla kontrol sağlaması, potansiyel bir kriz durumunda Türkiye'nin enerji arzını etkileyebilir. Ayrıca, Ankara ile Tahran arasındaki ikili ilişkilerde bu yeni otorite konusu, diplomatik gündeme gelebilir. Türkiye, bölgesel dengeleri gözeterek hem enerji güvenliğini hem de İran ile iş birliğini sürdürmek isteyecektir.